YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/1065
KARAR NO : 2018/17156
KARAR TARİHİ : 12.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KATILAN SANIKLAR : …, …
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEMYİZ EDENLER : Katılan sanıklar müdafiileri, sanık …, o yer Cumhuriyet savcısı
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi gereğince “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir” hükmü gereğince kararın temyiz kabiliyeti olmadığından ve ancak itiraz yolu açık bulunduğundan itiraz merciince karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2) Sanıklar … ve … hakkında, …’a yönelik kasten yaralama eylemlerinden kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanıklar …, … ve Birgül Kıvrak’ın, …’a yönelik mala zarar verme eylemlerinden kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
a) UYAP sisteminden 07.11.2018 tarihinde alınan güncel nüfus kayıt örneğine göre, sanık …’ın mahkemenin hüküm tarihinden sonra, temyiz inceleme tarihinden önce 23.02.2015 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, sanık … hakkında açılan kamu davası ile ilgili olarak 5237 sayılı TCK’nin 64/1. maddesinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b) Katılan …’ın silahla, yaşamsal tehlike geçirecek ve kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olay nedeniyle, sanık … hakkında kurulan hükümde, birden fazla nitelikli halin bir arada bulunması nedeniyle, TCK’nin 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesi gözetilerek, sonuca etkili olacak şekilde temel ceza tayininde, TCK’nin 61. maddesi gereğince alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde, mahkemece ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinin kabulü ile haksız tahrik hükümlerinin tatbik edildiğinin anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas – 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren uygulamalarında kabul edildiği üzere, TCK’nin 29. maddesi gereği asgari seviyede (1/4) haksız tahrik indirimi yapılması gerekirken, sanık hakkında hükmolunan cezada (1/2) oranında indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
d) Taraflar arasında arazi ihtilafı nedeniyle çıkan kavgada, sanıklar …, … ve … ın, …’a ait traktöre zarar verdiklerinin, 24.05.2013 tarihli tutanak, … ve …’ın aşamalardaki istikrarlı beyanları ve dosya içerisinde bulunan CD’de zarar gören traktöre ait fotoğraflardan anlaşılması karşısında, sanıklar …, … ve … hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması
e) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanık …’ın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın, katılan sanıklar müdafiileri ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme kısmen uygun BOZULMASINA, 12.11.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.