Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2018/11268 E. 2019/5026 K. 11.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/11268
KARAR NO : 2019/5026
KARAR TARİHİ : 11.03.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığın, müştekiyi yumruk atarak darp ettikten sonra bıçakla saldırması şeklinde gerçekleşen eyleminde, sanığın tamamlanmış silahla kasten yaralama suçundan 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 86/3-e. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçe ile TCK’nin 35. maddesinde düzenlenen teşebbüs hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından ve yine Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden, bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Edremit Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanığa 11.10.2013 tarihide usulüne uygun olarak ön ödeme teklifinde bulunulduğu anlaşıldığından tebliğnamenin 2. kısım ikinci paragrafındaki bozma düşüncesine iştirak edilmiştir.
6136 sayılı Kanun’un 15/4. maddesinde tanımlanan suçun tehlike suçu olması ve “taşınması ve bulundurulması yasak olmayan bıçak ve diğer aletlerin bir suçta kullanılmaksızın sırf saldırı amacıyla taşınması halinde oluşacağının” belirtilmesi karşısında, 6136 sayılı Kanunun’un 4. maddesi kapsamında yasak niteliği haiz bıçaklardan olmayan suça konu bıçağın kasten yaralama suçunda kullanıldığı ve sanığın yaralama suçundan da mahkum olduğu anlaşıldığından “sırf saldırıda kullanmak amacıyla taşıma” suçunun unsurunun oluşmadığı anlaşılması karşısında sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 11.03.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.