YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/1309
KARAR NO : 2018/17696
KARAR TARİHİ : 19.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık …’ın 28.09.2015 havale tarihli temyiz dilekçesini sanık sıfatı ile verdiği ve dilekçe içeriğinin de sanık sıfatına yönelik olduğu anlaşılarak yapılan incelemede;
1) Sanık …’ın, mağdur …’a yönelik basit kasten yaralama eyleminden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi gereğince “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir” hükmü gereğince kararın temyiz kabiliyeti olmadığından ve ancak itiraz yolu açık bulunduğundan itiraz merciince karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2) Sanıklar … ile …’ın mağdur …’a yönelik basit kasten yaralama eylemlerinden kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık … hakkında kasıtlı suçtan hapis cezalarına mahkumiyet hükümlerine uygulanan 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme uygun ONANMASINA,
3) Sanık …’ın, mağdur …’a yönelik silahla yüzde sabit iz oluşacak şekilde kasten yaralama suçu ile sanık …’ın, katılan …’e yönelik silahla yaşamsal tehlike oluşacak şekilde kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
a) Sanık …’a isnat edilen 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c, 87/1-son maddelerinde öngörülen cezanın alt sınırının beş yıl hapis cezası olması nedeniyle, savunmasının yargılamayı yapan mahkemece alınması gerektiği gözetilmeyerek, savunmasının talimat yoluyla aldırılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 196/2. maddesine aykırı davranılması,
b) Katılan …’ın yaralanmasına ilişkin Adli Tıp Uzmanı tarafından düzenlenen 29.05.2015 tarihli bilirkişi raporunda, “Sol temporalde 5×4 cm’lik çöküklük şeklinde deformite olduğu, epilepsi nedeniyle hayat boyu antiepileptik ilaç kullanacağı, ara ara kafada ağrı olduğunun” belirtilmiş olması karşısında, katılandaki yaralanmanın iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa neden olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumundan rapor aldırıldıktan sonra sanık …’ın hukuki durumunun tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanık …’ın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydı ile isteme kısmen uygun BOZULMASINA, 19.11.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.