YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2314
KARAR NO : 2018/17801
KARAR TARİHİ : 20.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyete dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra, denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi uyarınca açılan duruşma üzerine, bilinen en son adresi olarak duruşmada bildirdiği adresi de olmayan bir başka adresine çıkartılan duruşma gününü bildirir davetiyenin sanığın tanınmadığından bahisle iade edildiği, bu nedenle öncelikle duruşmada bildirdiği adresine duruşmaya katılmadığı taktirde yokluğunda karar verileceği ihtarını içerir meşruhatlı duruşma gününü bildirir davetiyenin tebliğe çıkartılması, bu adreste tebliğ edilememesi halinde sanığın mernis adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca usulüne uygun tebliğ yapılması gerektiği gözetilmeden, sanığın yokluğunda yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde hükmün açıklanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2) Mağdur … hakkında…. Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim edilen 16.04.2010 tarihli adli raporda, “sol el bileği ön yüzünde 5-6 cm lik tendon fasyasını da içeren kesi, sol parieto oksipital bölgede 2-3 cm lik kesi” bulunduğu” belirtildikten sonra mağdurun Özel …. Hastanesinin olay tarihli ilk raporunda yer almayan ancak sanık …’e ait aynı hastanenin olay tarihli ilk raporunda yazılı bulunan “sol yanakta yüzeyel 1-2 cm lik kesi, sol boyunda yüzeyel 1 cm lik kesi” şeklindeki bulgulara da yer verildiği, bu haliyle mağdurun yaralanmasına ilişkin bulguların yeniden değerlendirilmesi gerektiği gibi, mağdurun hükme esas alınan adli raporunda belirtildiği şekliyle yaralanma bulgularının yüzde sabit iz oluşturup oluşturmadığı konusunda altı aylık süre geçmesi beklenildikten sonra ayrıca bir değerlendirilme de yapılmadığı görüldüğünden, mağdurun mevcut raporları, tedavi evrakları ve varsa grafileri ile birlikte en yakın Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek
-1-
yaralanmasının yüzde sabit iz oluşturup oluşturmadığı ve TCK’nin 86 ve 87. maddesindeki ölçütlere göre yaralanmasının niteliğinin ne olduğu konusunda kesin adli raporu aldırılması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 20.11.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
-2-