Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2018/2448 E. 2018/17710 K. 19.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2448
KARAR NO : 2018/17710
KARAR TARİHİ : 19.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1) Mağdur …’nin yaralanmasına ilişkin…. Devlet Hastanesince düzenlenen 25.10.2013 tarih, 96394-4002 numaralı geçici raporda, kafasında 12×5 cm çaplı kesi olduğunun, hayati tehlikesinin bulunduğunun tespit edildiği, Öze…. Hastanesinde görevli beyin cerrahı tarafından düzenlenen 08.11.2013 tarih, 5212-260 kayıt numaralı kati raporda, sol fronto-temporalde yaklaşık 8×10 cm uzunluğunda sütüre edilmiş yara olduğu ve bu haliyle hayati tehlikesinin olmadığından bahsedilmiş olması, mağdurun yüz bölgesinde dikiş atıldığının belirtilmiş olması karşısında, mağdurun yaralanmasına ilişkin tüm tıbbi evrak, rapor ve grafilerin en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilmesi ve yaralanmanın hayati tehlikeye ve yüzde sabit ize neden olup olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceği hususunda rapor aldırılması gerektiği gözetilmeden, yetersiz raporun hükme esas alınması sureti ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Sanık ile … arasında, sanığın otelinde çıkan bir kavga nedeniyle tartışma yaşandığı ve tartışmanın kavgaya dönüşmesi sonucu …’nin eniştesi mağdur …’in yaralandığı olayda, mağdur … soruşturma aşamasında, sanığın, kaynı olan …’yi elinde bulunan pala ile yaralamak istediği sırada araya girdiğini ve palanın kafasına isabet ettiğini beyan etmesi, aynı şekilde …’nin soruşturma aşamasında, sanığın, olay yerinde bulunan …’ye vurmak istediği sırada, mağdurun araya girmesi sonucu palanın mağdurun kafasına isabet ettiğini beyan etmesi ancak aynı kişilerin kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında, sanığın palayı, mağdura doğrudan hedef alarak vurduğunu beyan etmeleri, mahkemece mağdurun ve Mehmet Demiryege’nin beyanları arasındakinin çelişkinin

giderilmeye çalışmadığı, ayrıca mahkemenin kabulünü “…’un elindeki alet ile …. ‘ye vurmaya çalıştığı esnada …’un elindeki aletin araya giren …’nin kafasına isabet ederek yaralanmasına sebebiyet verdiği” şeklinde yapmış olduğunun anlaşılması karşısında, mağdur ve …’nin beyanları arasındaki çelişki giderilmeye çalışıp, eylemin olası kastla mı doğrudan kastla mı işlendiği hususu kararda tartışılıp, hangi delile neden üstünlük tanındığının açıklanarak sanığın hukuki durumunun tespit edilmesi gerekirken, gerekçe ile hükümde çelişkiye düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4) Kabule göre; sanık ile … arasında, sanığın otelinde çıkan bir kavga nedeniyle tartışma yaşandığı ve tartışmanın kavgaya dönüşmesi sonucu …’nin eniştesi mağdur …’in yaralandığı olayda, olayın başlangıcına ilişkin taraf anlatımlarındaki farklılık gözetildiğinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4 – 238 Esas – 367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu ceza dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararları da göz önüne alınarak, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespitine çalışılıp, sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının kararda tartışması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydı ile isteme uygun BOZULMASINA, 19.11.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.