Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2018/2695 E. 2018/17123 K. 12.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2695
KARAR NO : 2018/17123
KARAR TARİHİ : 12.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetine, Bektaş’ın temyiz isteminin reddine dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık …’ın temyiz isteminin reddine dair ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Ayrıntıları CGK’nin 17.01.2017 tarih ve 2015/15-536 Esas – 2017/14 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığın yokluğunda verilen kararın CMK’nin 35/3. maddesindeki “İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar, kendisine okunup anlatılır.” hükmüne uygun şekilde tebliğinin yapılması gerektiği halde; hükümlü sanığa ek kararın bir suretinin “ek kararını okudum, tebellüğ ettim, bir suretini teslim aldım” demek suretiyle yapılan tebligat usulüne uygun olmadığından; sanığın ek karara yönelik temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek tebliğnamenin redde yönelik görüşüne iştirak edilmemiştir.
Sanığın yokluğunda tefhim edilen hükmün 24.11.2014 tarihinde sanığa tebliğ edilmesine, temyiz dilekçesinin sanık tarafından 23.02.2015 tarihinde verilmesine göre, sanığın CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine ilişkin 25.02.2015 tarihli ek kararda usul ve Kanun’a aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın bu karara yönelik itirazının reddine ve redde ilişkin ek kararın ONANMASINA,
2) Sanık … hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İlk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilerek, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas ve 367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, TCK’nin 29. maddesi gereğince asgari seviyede (1/4) haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirdiği gözetilmeden (1/3) oranında indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından ve yine Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren

08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 12.11.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.