Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2018/274 E. 2018/14059 K. 01.10.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/274
KARAR NO : 2018/14059
KARAR TARİHİ : 01.10.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin hükmedilen cezanın tür ve süresine göre, koşulları oluşmadığından 1412 sayılı CMUK’un 318. ve 5271 sayılı CMK’nin 299. maddeleri gereğince REDDİNE,
1) Aynı eylem nedeniyle katılanın vücudunda kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyecek ve duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesi niteliğinde oluşacak şekilde yaralandığı olayda; birden fazla nitelikli halin bir arada bulunması nedeniyle, TCK’nin 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesi gözetilerek temel ceza tayininde TCK’nin 61. maddesi uyarınca ve dosya kapsamına uygun bir şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Sanıkların tek eylemi ile katılanı yaralaması sonucu duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesi ve kemik kırığı sonuçları birlikte gerçekleştiğinden, sanıkların en ağır cezayı gerektiren sonuçtan dolayı bir defa cezalandırılması gerekmekte olup, 5237 sayılı TCK’nin 86/1.,87/2-b ve 87/2-son maddelerinin uygulanması ile yetinilmesi gerekirken, uygulama yeri bulunmayan TCK’nin 87/3. maddesi ile artırım yapılmak suretiyle fazla cezaya hükmolunması,
3) Sanıklardan …’ın kızı ve diğer sanıklar … ve …’ın kız kardeşi olan …’ın katılan … tarafından sürekli olarak rahatsız edildiği, bu nedenle taraflar aralarında anlaşmazlık bulunduğu, katılanın olay günü gece vakti iş çıkışı …’yu takip ettiği ve …’nun tedirgin olarak ailesine haber vermesi üzerine, sanıkların katılanı yaraladığı olayda, sanığın üzerine atılı suçu haksız tahrik altında işlediği dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi
gereğince makul bir oranda indirim uygulanması gerektiği gözetilmeden fazla ceza tayini,
4)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin ve katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 01.10.2018 gününde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Sanıklardan …’ın kızı diğer sanıklarında kardeşi olan …’ı katılan …’nın olay öncesi rahatsız ettiği, olay günü de çalıştığı iş yerinden ayrıldıktan sonra gece saat 23.00 sıralarında evine dönmeye çalışan …’ı mahallede gördüğü, bu durumdan rahatsız olan …’nun telefonla ailesine haber vermesi üzerine sanıkların olay yerine gelerek tekme ve tokatla vurmak suretiyle katılanı sağ gözde organ kaybı ve kemik kırığı olacak şekilde yaraladıkları olayda;
Sanıkların istirak halinde hukuksal anlamda tek bir fiil kabul edilmesi gereken kasten yaralama eylemi neticesinde sağ gözde organ kaybı ve kemik kırığı meydana gelmiş isede temel cezanın TCK’nun 61. maddesinde sayılan maddeler göz önünde bulundurularak alt ve üst sınırlar arasında bir cezanın tesbitinin hakim tarafından yapılacağı;
TCK’nun 87. maddesinin 1 ve 2. fıkralarındaki hallerin kendi içinde seçimlik olduğu bu sebeple 1. fkrasıdaki netice sebebiyle ağırlaşmış hallerin birkaç, ( örneğin, organlardan birinin sürekli zayıflaması, konuşmada sürekli zorluk, yüzde sabit iz, hayati tehlike) veya hepsi bir olayda gerçekleşse bile TCK’nun 86/1. maddesi gereğince belirlenen temel cezadan bir defa artırım yapılacağı, ancak bu hususus temel cezanın tayininde dikkate alınacağı yine 87/2. fıkrasındaki hallerin birkaç, ( mesela, organ yitirilmesi, bitkisel hayata girme, çocuk yapma kabiliyetinin yitirilmesi vs.) veya hepsi bir olayda gerçekleşse bile 86/1. maddesi gereğince belirlenen temel cezadan bir defa artırım yapılacağı ancak bu hususun temel cezanın tayininde dikkate alınacağı açıktır.
Burada yaralama olaylarında birden fazla nitelikli halden anlaşılması gereken TCK’nun 86/3. maddesinde sayılan niteliklerden enaz ikisinin oluşması (eş, silah gibi) suretiyle kendi içerisinde, 87/1. maddesinde sayılan nitelikli hallerden enaz ikisi veya 87/3 maddesinde yılan kırık meydana geldiği takdirde kendi içerisinde, ancak 87/2. maddesinde belirtilen nitelikli hallerin ise sadece maddede sayılan nitelikli hallerin en az ikisinin gerçekleşmesi halinde birden fazla nitelikli halden bahsetmek mümkün olacaktır.
Çoğunluk görüşü kabul edildiğinde TCK’nun 87/1 ve 3 fıkraların daha nitelikli hallerinin düzenlendiği TCK’nun 87/2. maddesinde belirtilen bir yaralamanın meydana gelmesi durumunda yani 86/1, 87/2-son maddesinin uygulanmasında birden fazla nitelikli halin gerçekleştiğinden bahisle temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşmak gerekir şeklinde bir sonuca ulaşılırki bu durum yasanın özüne ve hayatın doğan akışına aykırı olacaktır. ( örneğin organ tatili teşkil eden dalağın ve böbreğin alınmasında hayati tehlike, bacağın veya kolun kopmasında (TCK’nun 87/3.) kırık oluşması iki nitelikli hal kabul edilmiş olur)
Somut olaya baktığımızda hukuksal anlamda tek bir fiil kabul edilen kasten sağ gözde organ kaybı ve kemik kırığı oluşacak şekilde yaralamanın TCK’nun 87/2-son. maddesi kapsamında kaldığı ve birden fazla nitelikli hal bulunmadığından çoğunluğun 1 nolu bozmadaki temel cezanın tayininde alt sınırdan uzaklaşılması gerekir şeklindeki bozma görüşüne katılmıyorum.