Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2018/2784 E. 2018/18271 K. 26.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2784
KARAR NO : 2018/18271
KARAR TARİHİ : 26.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık …’in, temyiz dışı sanık … ile birlikte pazar yerinde, balıkçı tezgahında bulunduğu sırada, müşteki …. ın gelerek alacağını istemesi, sanığın da borcunu inkar etmeyip, daha sonra ödeyeceğini söylemesi üzerine müştekinin sanığa aleni yer olan pazar yerinde bağırması ve hakaret etmesi ile çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, önce sanığın müştekiye eliyle vurduğu, sonra müştekinin sanığa bıçak fırlattığı ancak sanığa isabet etmediği, sanığın da müştekiye patates fırlatarak, müştekiyi yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde kasten yaraladığı olayda; sanık …’in ikrarı, tanıklar … ve …’in anlatımları ile sanığın eylemini silahtan sayılan patates ile işlediği sabit olduğundan tebliğnamedeki (2) numaralı bozma düşüncesine, ilk haksız hareketin müştekiden kaynaklandığının kabulü ile sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca (1/2) oranında haksız tahrik indirimi uygulayan mahkemenin kabulünde, haksız tahrike ilişkin gerekçesinde ve uygulamasında isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki (4) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanığın 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e maddeleri uyarınca tayin edilen cezasından, müştekinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde yaralanması nedeniyle bir kat artırım yapılırken, uygulanan kanun maddesi hükümde TCK’nin 87/1-d maddesi yerine TCK’nin 87/1-c maddesi olarak hatalı gösterilmiş ise de, bu husus mahallinde düzeltilmesi mümkün bir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.

-1-

Sanığın, müşteki … ‘ı hem kemik kırığına hem de yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde kasten yaraladığı olayda; birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından ve yine Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın ve müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,

2) Sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmemesi, mağdurun sanığın kendisini tehdit ettiğine dair iddiasının bulunmaması ve tanık … dışında diğer tanıkların sanığın mağduru tehdit ettiğine ilişkin anlatımlarının bulunmaması karşısında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil elde edilememesi nedeniyle sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
b) 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nin 231/8. maddesinde “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklinde değişiklik yapılmış ise de; suç tarihinden sonra yapılan söz konusu değişikliğin sanık aleyhine olduğu ve değişiklik tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden, ” sanığın daha önce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu halde denetim süresi içinde yeni bir suç işlediği anlaşıldığından” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair karar verilmesi,

c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

-2-

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 26.11.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.