YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/3227
KARAR NO : 2018/17557
KARAR TARİHİ : 15.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle sanığın mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı suçun, 5237 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi olan 01.06.2005 tarihinden sonra işlenmiş olması ve yine hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 27.03.2013 tarihi ile denetim süresi içinde işlenen suç tarihi olan 05.07.2016 tarihi arasında zamanaşımının ”3 yıl 3 ay 8 gün” süre ile durduğu nazara alındığında, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından, tebliğnamenin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hükmün, açıklanmasına karar verilecek yeni hüküm olduğu, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan ve yeterli gerekçe gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK’nin 34. ve 223., 230. maddelerine aykırı davranılması,
2)Mahkemece verilen 24.03.2010 tarih 2009/118 Esas ve 2010/55 Karar sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesine ve Dairemizin 13.03.2012 tarihli ilamı ile sanık lehine bozulmasına karşın, bozmadan önceki hükümde sanık
hakkında hükmolunan hapis cezalarının ertelenmesine karar verildiği halde, bozmadan sonraki hükümde hapis cezalarının 5237 sayılı TCK’nin 51. maddesi uyarınca ertelenmemesi suretiyle CGK’nin 09.02.2016 tarih 2014/71 Esas ve 2016/42 Karar sayılı kararı gereğince sanığın kazanılmış hakkına dikkat edilmemesi suretiyle 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesine aykırı davranılması,
3)Sanığın tutuklulukta geçirdiği sürelerin 5237 sayılı TCK’nin 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.11.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.