Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2018/3913 E. 2018/17909 K. 21.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/3913
KARAR NO : 2018/17909
KARAR TARİHİ : 21.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Hükümlerin açıklanması suretiyle mahkumiyet

Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında mağdurlar Emre Şahin’in ve M…. ‘in isim ve kimlik bilgilerine yer verilmemesi mahallinde hükme eklenmeleri mümkün bir eksiklik; şikayetten vazgeçen mağdur …’nın “mağdur” yerine “müşteki”, …’nun ise “sanık” yerine “müşteki sanık” olarak yazılmaları mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hataları olduğundan bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
1)Sanık hakkında mağdurlar ….,… ’i kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Suç tarihinde aralarında önceye dahalı husumet bulunan sanık … ve temyiz dışı sanık …. ile mağdurlar ….,…. n arasında çıkan kavgada sanığın da basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif şekilde yaralandığı olayda, TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında, TCK’nin 3. maddesi uyarınca orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanığın cezalarından asgari oranda indirim yapılması gerekirken en üst (3/4) oranda indirim yapılarak eksik ceza tayini,
Mahkemenin 22.05.2007 tarihli ilamı ile mağdur …. ye karşı eylemi yönünden verilen 1 ay 7 gün erteli hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizce bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle mahkemece açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verildiği; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.02.2016 tarihli ve 2014/71 Esas – 2016/42 Karar sayılı ilamı gereğince 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkı nedeniyle hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nin 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi gerekirken TCK’nin 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi,

Sanığın, mağdur Mecit’e karşı eylemi yönünden hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından sonra, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi gereğince hükmedilen hapis cezasının aynen açıklanması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı TCK’nin 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi,
Aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2)Sanık hakkında mağdur …’yı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Olayda mağdur …’dan kaynaklanan haksız bir söz veya davranış bulunmadığı halde, 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik nedeniyle sanığın cezasından en üst (3/4) oranda indirim yapılarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Mahkemenin 22.05.2007 tarihli ilamı ile verilen 12 ay 15 gün erteli hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edildiği, Dairemizce bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle mahkemece açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.02.2016 tarihli ve 2014/71 Esas – 2016/42 Karar sayılı ilamı gereğince bozmadan sonraki kurulan hükümde 1 yıl 15 gün erteli hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanığın cezasının neticeten 12 ay 15 gün hapis cezasına indirilmemesi suretiyle kazanılmış hakkının ihlal edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi gereğince, hükmün TCK’nin 62. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafının sonuna ayrı bir paragraf olarak

“Ancak
ilk hüküm yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş olup, aleyhe temyiz bulunmadığından ve bu durum sanık lehine 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereği kazanılmış hak oluşturduğundan, sanığın sonuç olarak 12 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.11.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.