Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2018/4014 E. 2018/11212 K. 20.06.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4014
KARAR NO : 2018/11212
KARAR TARİHİ : 20.06.2018

Basit yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Erdemli Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 19/01/2018 tarihli ve 2017/7484 soruşturma, 2018/145 Esas, 2018/145 sayılı iddianamenin iadesine dair Erdemli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/01/2018 tarihli ve 2018/32 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/02/2018 tarihli ve 2018/220 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 10.05.2018 tarih ve 2018/4386 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.05.2018 tarih ve 2018/41402 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Mahkemesince suça sürüklenen çocuğun işlediği iddia olunan basit yaralama suçunun uzlaştırma kapsamından bulunduğundan bahisle söz konusu uzlaştırma işlemleri yapılmadan kamu davası açıldığı gerekçesiyle iddianamenin iadesine ve merci tarafından da iddianamenin iadesi kararına itirazın reddine karar verilmiş ise de;
Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 13/03/2018 tarihli ve 2018/2520 Esas, 2018/4273 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere,
Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun kayden 24/04/2004 doğumlu olup, suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubu aralığında bulunduğu, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Mersin Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim edilen 11/04/2018 tarihli ve 2018/869 sayılı raporu ile üzerine atılı suç bakımından hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olduğunun bildirildiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “Yaş Küçüklüğü” başlıklı 31/2. maddesinin, “Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması halinde ceza sorumluluğu yoktur. Ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.” şeklinde olduğu, dolayısıyla suça sürüklenen çocuk hakkında hapis yahut adli para cezasına mahkumiyetin olanaklı olmadığı ve sadece çocuklara özgü güvenlik tedbirine hükmedilebileceği, bununla birlikte 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde düzenlenen uzlaştırma kurumunun güvenlik tedbirlerinin değil, ceza mahkumiyetinin alternatifi olduğu gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/02/2018 tarihli ve 2018/220 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4.maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.