Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2018/4034 E. 2018/11255 K. 20.06.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4034
KARAR NO : 2018/11255
KARAR TARİHİ : 20.06.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyada mevcut temyiz dilekçelerinin içeriğine göre, sanık sıfatı ile kendi mahkumiyetlerinin temyiz edildiği anlaşılmakla yapılan incelemede;
1) Sanık … hakkında katılan …’a karşı kasten yaralama suçundan ve yine sanık … hakkında katılanlar … ve …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan sanıklar … ve … hakkında karşılıklı eylemleri nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 53/1. maddeleri gereğince kamu davası açıldığı, söz konusu kasten yaralama suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddelerinde yapılan değişiklikten önce de uzlaşma kapsamında bulunduğu, katılan sanık …’ın usulüne uygun şekilde yapılan uzlaşma teklifini kabul etmediği, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce usulüne uygun olarak yapılan uzlaşma tekliflerinin geçerli olduğu ve bu nedenle uzlaşma teklifi yapılmış ve kabul edilmemiş olan dosyalarda yeniden uzlaşma teklifi yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık … müdafii ve sanık …’ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında katılan …’a karşı hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 125/1-4, 53/1. maddeleri gereğince kamu davası açıldığı, söz konusu hakaret suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddelerinde yapılan değişiklikten önce de uzlaşma kapsamında bulunduğu, sanık …’ın usulüne uygun şekilde yapılan uzlaşma teklifini kabul etmediği, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce usulüne uygun olarak yapılan uzlaşma tekliflerinin geçerli olduğu ve bu nedenle uzlaşma teklifi yapılmış ve kabul edilmemiş olan dosyalarda yeniden uzlaşma teklifi yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Hakaret suçuna ilişkin özel hüküm olan ve daha lehe düzenlemeler içeren 5237 sayılı TCK’nin 129. maddesi yerine, yazılı şekilde genel tahrike ilişkin TCK’nin 29. maddesinin uygulanması,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.