Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2018/4126 E. 2018/11100 K. 19.06.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4126
KARAR NO : 2018/11100
KARAR TARİHİ : 19.06.2018

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dairemizin 172.04.2018 tarih ve 2017/11325 Esas – 2018/7035 Karar sayılı ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 24.05.2018 tarih KD 3 – 2015/183172 sayılı itiraznamesi ile;
CMK’nin 253/3. maddesinin 2. cümlesine göre; “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümleri uygulanmaz” şeklindeki hükmünün aynı mağdura yönelik işlenen suçlarda uygulama imkanının bulunduğu, CMK’nin 253/7. maddesi ve 255. maddesi de dikkate alındığında; farklı mağdura yönelik işlenen suçlarda uygulama imkanı bulunmadığından, yani uzlaşma kapsamında olan bir suç ile uzlaşma kapsamında olmayan suç farklı mağdurlara karşı işlenmiş ise; uzlaşma kapsamında olan suçtan sanığın uzlaştırma kurumundan yararlanması gerektiği, bunu yasaklayan bir hükmün olmadığı, dosyaya konu olayda suça sürüklenen çocuk …’ın, müşteki…’ya karşı işlediği tehdit suçunun uzlaşma kapsamına girdiğinden, suça sürüklenen çocuk ile müşteki … arasında tehdit suçu açısından 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması gerektiğinden, bu nedenle hükmün mağdur …’ya yönelik tehdit suçu açısından uzlaştırma işleminin yapılması amacıyla bozulması gerekirken, onama kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle DÜZLETİLEREK ONAMA kararının kaldırılarak hükmün BOZULMASI gerektiği belirtilmek suretiyle, Dairemiz DÜZLETİLEREK ONAMA ilamının kaldırılması talebiyle dosyanın, 05.07.2012 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürülüğe giren 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle ile 5271 sayılı CMK’nin 308. maddesine eklenen 2 ve 3. bentler hükmü uyarınca itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Suça sürüklenen çocuk hakkında mağdur …’ye karşı tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin
temyiz itirazlarının incelenmesinde; suça sürüklenen çocuğun üzerlerine atılı suçu, katılan …’a karşı uzlaşmaya tabi olmayan nitelikli kasten yaralama suçu ile birlikte işlemesi nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesinin son cümlesi gereğince uzlaşma hükümlerinin uygulanması mümkün olmadığından, tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmeyerek hükmün düzeltilerek onanmasına dair Dairemiz kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının REDDİNE,
2) Dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.06.2018 gününde oy çokluğuyla karar verildi.
(Muhalif) (Muhalif)
MUHALEFET ŞERHİ
5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesinin 2. cümlesine göre; “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlkte işlenmiş olması halinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz” şeklindeki hükmünün aynı mağdura yönelik işlenen suçlarda uygulama imkanının bulunduğu, CMK’nin 253/7. maddesi ve 255. maddesi de dikkate alındığında; farklı mağdura yönelik işlenen suçlarda uygulama imkanı bulunmadığından, yani uzlaşma kapsamında olan bir suç ile uzlaşma kapsamında olmayan suç farklı mağdura karşı işlenmiş ise; uzlaşma kapsamında olan suçtan sanığın uzlaştırma kurumundan yararlanması gerektiği, bunu yasaklayan bir hükmün olmadığı, olayımızda da suça sürüklenen çocuğun mağdur …’ya yönelik eyleminin uzlaşma kapsamında bulunması karşısında, suça sürüklenen çocukla mağdur arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri ve 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması gerektiğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabul edilerek önceki düzeltilerek onama kararının kaldırılması ve “hükmün bozulması”na karar verilmesi gerekirken itirazın reddine kararı veren çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.