YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4291
KARAR NO : 2018/17887
KARAR TARİHİ : 21.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlerine dair
TEMYİZ EDENLER : Sanık …, sanık … ve müdafii, sanık … müdafii, katılan sanık …
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı TCK’nin 106/1-1. maddesinde tanımlanan tehdit suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; sanık ile katılan arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
2)Sanıklar …, …, … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
a)Katılan …’in yaralanması hakkında … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 11.11.2014 tarihli raporunda “L1 vertebra korpus sipinoz proceste lineer fraktür L2 vertebra korpus yüksekliğini %20 den fazla azaltan kompresyon fraktürü” belirtildiği ancak katılanın yaralanmasının işlevinin sürekli zayıflaması yada yitirilmesine neden olup olmadığı konusunda bir açıklama bulunmadığı ve katılanın temyiz dilekçe ekinde…. Devlet Hastanesinin 19.07.2016 tarihli %46 engelli sağlık kurulu raporu fotokopisini sunması karşısında, katılanın tüm tedavi evrakları, raporları, film ve grafileri ile birlikte Adli Tıp İlgili İhtisas Kuruluna sevk edilerek yaralanmasının
-1-
duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına yada yitirilmesine neden olup olmadığı hususunda duraksamaya yer vermeyecek ve 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerindeki tüm unsurları kapsayacak şekilde kesin raporu aldırılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
b)Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ile ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılması öngörülmüş olması karşısında, katılanın adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (4) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak (1/2) oranında artırım yapılması suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza verilmesi,
c)Olayların sanık … tarafından katılan …’in eşinin işyerinde taciz edildiği iddiasından kaynaklanmasına rağmen sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi sureti ile eksik ceza verilmesi,
d)Sanık …’ün adli sicil kaydında bulunan … 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 04.07.2013 kesinleşme tarihli ve 2012/663 Esas – 2013/298 Karar sayılı mahkumiyet ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 157/1. maddesi gereğince dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine karar verildiği söz konusu mahkumiyet nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesi gereğince tekerrür hükümleri uygulanması gerekirken uygulanmamış ise de; 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi gereğince uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenerek, anılan suçun da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; TCK’nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanık hakkında anılan hükme ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak, sonucuna göre TCK’nin 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
e)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
f)Katılan …’e karşı kasten yaralama suçundan beraat eden sanık …’nın aynı zamanda kendisini vekil ile temsil ettirerek sanık …’e karşı katılan sıfatını aldığı ve katılan sanık …’in mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle vekalet ücretine hak kazandığı, ayrıca beraat ettiği suç yönünden vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gözetilmeden, katılan sanık … lehine hazine aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi,
-2-
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ün, sanık … ve müdafiinin,sanık … müdafiinin, katılan sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 21.11.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.