YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4310
KARAR NO : 2018/18479
KARAR TARİHİ : 28.11.2018
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN
ÇOCUK : …
HÜKÜM : Mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dairemizin 09.11.2015 tarihli 2015/10532 Esas ve 2015/31502 Karar sayılı bozma ilamı ile ” suça sürüklenen çocuğun tedavi evraklarıyla birlikt…. Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesine gönderilerek müşahede altına alınması, bilahare Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesine gönderilmek suretiyle cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı konusunda rapor aldırıldıktan sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayini gerekirken, eksik kovuşturmaya dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması” gerekçesiyle önceki hüküm bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyularak 04.03.2016 tarihli müzekkere ile suça sürüklenen çocuğun Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kuruluna gönderilerek cezai ehliyeti yönünden rapor aldırılmasının istendiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Gözlem İhtisas Dairesinin 18.05.2016 tarihli 579 sayılı mütalaası ve aynı tarihte yapılan muayenesi sonucu düzenlenen Adli Tıp Kurumu 6. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 29.06.2016 tarihli 2184 sayılı raporu ile suça sürüklenen çocuğun “23.03.2013 tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş” olduğunun bildirildiği,
Adlî Tıp Kurumu Kanunu’nun “İhtisas Kurullarının görevleri” başlıklı 16. maddesinin (03.11.2016-6754/31 maddesi ile değişik) “Özel görevleri” başlıklı ikinci fıkrasında İhtisas Kurullarının görevlerinin düzenlendiği, “Adlî Tıp Üst Kurullarının ve İhtisas Kurullarının çalışması” başlıklı (03.11.2016-6754/31 maddesi ile değişik) 23/B maddesinin “Üyelerden birinin mazeretinin bulunması veya yokluğu hâlinde eksikliği diğer kurullardan alınacak üye ile tamamlanır. Şu kadar ki tetkik edilecek konu, ilgili uzman üye hazır bulunmadıkça müzakere edilemez” şeklinde olduğu, Adlî Tıp Kurumu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin
de benzer düzenlemeler içerdiği, aktarılan yasal metinler çerçevesinde iki Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, iki Adli Tıp Uzmanı ve bir Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanının katılımı ile düzenlenen raporun hükme esas alınabilecek yeterlikte olduğu anlaşılmakla tebliğnamede yer verilen bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 28.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.