Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2018/4318 E. 2018/11661 K. 27.06.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4318
KARAR NO : 2018/11661
KARAR TARİHİ : 27.06.2018

Kasten yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk …’nın, 5237 sayılı Kanun’un 86/1, 86/3-e, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/05/2014 tarihli ve 2013/1061 Esas, 2014/361 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun deneme süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Kanunun 86/1, 86/3-e, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/10/2017 tarihli ve 2017/136 Esas, 2017/585 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 17.05.2018 tarih ve 2018/382 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.05.2018 tarih ve 2018/43828 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
1) Suçun işlendiği tarih itibariyle 18 yaşını tamamlamamış ve dosyada mevcut adli sicil kaydına göre suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında yaralama suçundan belirlenen 10 ay hapis cezasının kısa süreli olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla, mahkum olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmemesinde,
2) 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (c) bendi uyarınca “Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar. ” suça sürüklenen çocuklar yönünden üst sınırı 3 yılı geçmeyen hapis cezasını gerektiren suçlar da uzlaştırma kapsamına alındığı cihetle, somut olayda suça sürüklenen çocuğa atılı 5237 sayılı Kanunun 86/1 ve 86/3-e maddelerinde düzenlenen suçların üst sınırının 3 yılı aşmadığı cihetle uzlaşma kapsamında kaldığı, anılan Kanunun 254. maddesine göre öncelikle uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmemesinde,
3) Mağdur … hakkında Kocaeli Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 23/12/2016 tarihli raporda; yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-e, 31/3 ve 62. maddelerinden uygulama yapılması gerekmesine rağmen, anılan Kanunun 86/1, 86/3-e, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince uygulama yapılarak fazla ceza tayininde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Tebliğnamedeki 2 no’lu görüşe yönelik yapılan incelemede;
02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (c) bendi uyarınca “Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar.” uzlaştırma kapsamına alınmış olup, somut olayda Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/10/2017 tarihli ve 2017/136 Esas, 2017/585 sayılı kararında suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 31/3 ve 62/1. maddelerin uygulandığı, cezanın üst sınırının 4 yıl 6 ay hapis cezasını gerektirdiği bu hali ile uzlaştırma kapsamında kalmadığı bu nedenle mahkemenin kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen bu düşünce yerinde görülmeyerek kanun yararına bozma talebinin REDDİNE,
2) Tebliğnamedeki 1 ve 3 no’lu görüşlere yönelik yapılan incelemede;
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/10/2017 tarihli ve 2017/136 Esas, 2017/585 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, suça sürüklenen çocuk hakkında uygulanması gereken 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 86/3-e, 31/3 ve 62. maddelerinin 3 yıldan az hapis cezası gerektirmesi nedeniyle mahallinde uzlaştırma işlemleri yapılması gerektiğinden, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.