YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/5
KARAR NO : 2018/1107
KARAR TARİHİ : 05.02.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dairemizin 07.12.2017 tarih, 2017/2058 esas, 2017/16203 karar sayılı ilamında sanık … hakkında mağdur …’e yönelik tehdit suçundan kurulan hükmün onanması kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 02.01.2018 tarih 3-2015/17478 sayılı itiraznamesi ile;
“İtirazın konusu; Sanığı tek olan, ancak mağdurları farklı olan uzlaşma kapsamında olan bir bir suç ile uzlaşma kapsamında olmayan suç farklı mağdurlara karşı işlendiğinde, uzlaşma kapsamında olan suçtan sanığın uzlaştırma kurumundan yararlandırılıp yararlandırılamayacağının belirlenmesine ilişkindir.
CMK’nin 253/3. maddesinin 2. cümlesine göre; “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümleri uygulanmaz” şeklindeki hükmünün aynı mağdura yönelik işlenen suçlarda uygulama imkanının bulunduğu, CMK’nin 253/7. maddesi ve 255. maddesi de dikkate alındığında; farklı mağdura yönelik işlenen suçlarda uygulama imkanı bulunmadığından, yani uzlaşma kapsamında olan bir suç ile uzlaşma kapsamında olmayan suç farklı mağdurlara karşı işlenmiş ise; uzlaşma kapsamında olan suçtan sanığın uzlaştırma kurumundan yararlanması gerektiği, bunu yasaklayan bir hükmün olmadığı, olayımızda da sanık …’in, mağdur …’e karşı işlediği tehdit suçu uzlaşma kapsamına girdiğinden, sanık … ile mağdur … arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması gerektiğinden, bu nedenle “hükmün mağdur … Çimdiken’e yönelik tehdit suçu açısından uzlaştırma işleminin yapılması amacıyla bozulması” gerekirken, onama kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu değerlendirilmiştir. Bu nedenle Özel Dairece, sanık … hakkında mağdur …’e yönelik tehdit suçundan kurulan hükmün “BOZULMASINA” karar verilmesi gerekirken, “ONANMASINA” karar verilmesinin isabetli olmadığından” bahisle sanık … hakkında, mağdur …’e yönelik tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün onanmasına ilişkin
Dairemizin 07.12.2017 gün ve 2017/2058 esas, 2017/16203 karar sayılı kararının kaldırılması, Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2014 gün ve 2013/459 esas, 2014/750 karar sayılı kararının, “sanık … hakkında, mağdur …’e yönelik tehdit suçunun uzlaşmaya tabi olması nedeniyle CMK’nin 253-254. maddelerindeki uzlaşma hükümlerinin uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekmesi nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmesi, Dairemiz aksi kanaatte ise dosyanın Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi talebiyle dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Mağdur …’ı tehdit eden sanığın, aynı olayda mağdur …’i de kemik kırığına neden olacak şekilde yaralaması nedeniyle, sanığın mağdur …’a yönelik tehdit suçunun 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesinin son cümlesi gereğince uzlaştırma kapsamında bulunmadığı anlaşılmakla; Dairemizin anılan kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının REDDİNE; CMK’nin 308/2. maddesi uyarınca itiraz ile ilgili bir karar verilmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2018 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
CMK’nin 253/3.maddesinin 2.cümlesine göre; “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması halinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz” şeklindeki hükmünün aynı mağdura yönelik işlenen suçlarda uygulama imkanının bulunduğu, CMK’nin 253/7. maddesi ve 255. maddesi de dikkate alındığında; farklı mağdura yönelik işlenen suçlarda uygulama imkanı bulunmadığından, yani uzlaşma kapsamında olan bir suç ile uzlaşma kapsamında olmayan suç farklı mağdurlara karşı işlenmiş ise; uzlaşma kapsamında olan suçtan sanığın uzlaştırma kurumundan yararlanması gerektiği, bunu yasaklayan bir hükmün olmadığı, olayımızda da sanığın mağdur …’a yönelik eyleminin uzlaştırma kapsamında bulunması karşısında, sanık ile mağdur … arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri ve 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması gerektiğinden, sanığın mağdur …’a yönelik tehdit suçundan kurulan hükme ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı kabul edilerek, Dairemizin 07.12.2017 gün, 2017/2058 esas, 2017/16203 karar sayılı onama kararının kaldırılması ve “hükmün bozulması”na karar verilmesi gerekirken itirazın reddine karar veren çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.