YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/5192
KARAR NO : 2018/12662
KARAR TARİHİ : 12.09.2018
Kasten yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 86/3-e, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.240,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/12/2012 tarihli ve 2005/863 Esas, 2012/632 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle yapılan yargılama sonucunda hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.240,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/03/2018 tarihli ve 2017/436 Esas, 2018/190 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 29.06.2018 tarih ve 2018/9155 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2018 tarih ve 2018/58195 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03/02/2014 tarihli ve 2013/23474 Esas, 2014/2417 sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanunun 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve zamanaşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı kabul edilerek yapılan incelemede,
Adı geçen sanık hakkında 06/07/2005 tarihinde işlemiş olduğu kasten yaralama suçu nedeniyle Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/12/2012 tarihli kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 22/01/2013 tarihinde kesinleşmesinden sonra 25/03/2013 tarihinde sanık tarafından yeni suç işlendiği ve bu suça ilişkin İstanbul 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/06/2017 tarihli ve 2013/353 Esas, 2017/303 sayılı kararı ile kurulan mahkumiyet hükmünün 26/10/2017 tarihinde kesinleştiği gözetildiğinde, sanık hakkında duran zamanaşımı süresinin ikinci suçun işlenme tarihi olan 25/03/2013 tarihinde yeniden işlemeye başladığı, suç tarihi olan 06/07/2005 tarihi ile hükmün açıklanarak mahkumiyet kararının verildiği 20/03/2018 tarihleri arasında 5237 sayılı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden, sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/03/2018 tarihli ve 2017/436 Esas, 2018/190 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının CMUK’un 322/1. ve CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.