Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2018/5281 E. 2018/12660 K. 12.09.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/5281
KARAR NO : 2018/12660
KARAR TARİHİ : 12.09.2018

Kasten yaralama suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Malatya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13/02/2017 tarihli ve 2016/16559 soruşturma, 2017/2031 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Malatya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 20/03/2018 tarihli ve 2018/991 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 09.07.2018 tarih ve 2018/7406 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.07.2018 tarih ve 2018/60714 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5271 sayılı Kanunun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanunun 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanunun 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanunun kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanunun 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Somut olayda, müştekinin kasten yaralanma iddiasıyla ilgili olarak yaptığı şikayet üzerine Malatya Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair soyut iddia dışında delil edilemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; müştekinin retina dekolman ameliyatı olduğuna dair 23/11/2015 tarihli ameliyat bilgilendirme formu ile aynı tarihli anestezi/sedasyon öncesi değerlendirme tutanakları, 27/11/2015 tarihli hasta epikriz kayıtlarının dosya kapsamında bulunduğu dikkate alındığında, müştekinin tedavi gördüğü hastaneden doktor raporlarının temin edilmesini müteakip tam teşekküllü bir hastaneye sevkinin sağlanarak kati hekim raporunun aldırılması, sonuca göre dosyanın adli tıp kurumu ihtisas dairesine gönderilerek, söz konusu yaralanmanın müştekinin beyanları da dikkate alınarak, şüphelinin eyleminden kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda rapor aldırılması ve sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Malatya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 20/03/2018 tarihli ve 2018/991 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4.maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.