YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/5964
KARAR NO : 2018/19162
KARAR TARİHİ : 10.12.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık … hakkında, mağdur …’e yönelik kasten yaralama suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı halde, bu suç hakkında bir karar verilmemiş ise de, mahkemesince zamanaşımı süresi içerisinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
1) Sanık … hakkında katılan …’e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ve katılanın olayın çıkış sebebini ve gelişimini farklı anlatması, olayın başlangıcına ilişkin tarafsız tanık anlatımının bulunmaması karşısında, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenememesi nedeniyle, şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari seviyede uygulanmasını gerektirdiği gözetilmeden, yazılı şekilde (1/2) oranında haksız tahrik indirimi uygulanmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından ve yine Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında katılan …’e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Katılanın, sanığın evinden aldığı satırla kapısının önüne gelerek kendisine satırı 6-7 kez vurmak için salladığını ancak isabet ettiremediğine, yaralanmasının sanık tarafından gerçekleştirilmediğine ilişkin beyanı ve sanığın aşamalarda evinden aldığı satırla katılana saldırdığına ilişkin ikrarı uyarınca, sanığın haksız tahrik altında silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçunu işlediği sabit olduğu ve 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 86/3-e, 35. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği halde, yasal ve yerinde olmayan gerekçelerle yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10.12.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.