Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2018/8398 E. 2019/5519 K. 14.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/8398
KARAR NO : 2019/5519
KARAR TARİHİ : 14.03.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Yapılan yargılamaya, oluşa ve dosya içeriğine göre, mağdur …’nun soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki ifadelerinde sanıktan alacağı olduğunu, olay günü alacağını istemek için sanığın işyerine gittiğini, sanığın kendisine yumruk ve tokatla vurduğunu, demir malzemeleri attığını, sağ koluna çarpan demir parçasının kolunu kestiğini söylediği, sanığın da aşamalardaki savunmalarında mağdurun kapının camına yumruk attığını, bunun neticesinde kolunun kesildiğini, mağdura vurmadığını, herhangi bir şey fırlatmadığını beyan ettiği, tanık …’ın da aşamalardaki ifadelerinde mağdurun kapının camına yumruk attığını, camı kırdığını ve kolunun kesildiğini söylediği, tanık …’ın mahkeme huzurunda ayrıntılı olarak verdiği ifadesinde tanık …’ın mağduru aşağı indirdiği sanığın yanında kaldığı, mağdurun elinin nasıl kesildiğini bilmediğini, aşağıya indiğinde kapının camının kırık olduğunu ve kapının olduğu yerde kan gördüğünü beyan ettiği, mağdurun Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Ana Bilim Dalının olay tarihli raporunda “sağ el fleksör yüzde 2 cm., 1 cm., 1 cm. olarak 3 adet deri ve deri altı kesi, sağ el radial arter kesisi, sağ el 1. parmakta hipoestezi nedenli Plastik Cerrahi’ye konsülte edildiği” belirtilerek başkaca yaralanma bulgusunun bulunmadığı, Plastik Cerrahi konsültasyon notunda “sağ el bileği ve el düzeyinde radial arter yaralanması, sağ elini cama vurma sonucu sağ el bilek kesisi, radial taraftan ele dolum olmadığı, sağ el 1. parmakta hipoestezi nedenli yatış verildiği, hasta dış merkezde tedavi olmak için tedaviyi red formu imzalayarak acilden taburcu” olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, mağdura ait tüm tedavi evrakları ile geçici ve kesin raporlarının Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ilgili İhtisas Kuruluna gönderilerek mağdurun yaralanması nedeniyle “hayati tehlike geçirip geçirmediği ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte” bulunup bulunmadığının tespiti ile “mağdurda meydana gelen yaralanmanın demir parçasının çarpması sonucunda mı, yoksa cama vurması ile camın kırılması sonucunda mı oluştuğu” hususunda rapor alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Sanık, mağdur ve dinlenen tanık ifadelerinden olay yerinde bulunduğu ve mağduru hastaneye götürdüğü anlaşılan …’ın tanık sıfatıyla bilgisine başvurularak mağdurda meydana gelen yaralanmanın sanık tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği hususunun sorulması,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 14.03.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.