YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/896
KARAR NO : 2018/2133
KARAR TARİHİ : 14.02.2018
Kasten yaralama suçundan sanık … hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 32/1. maddesinin uyarınca ceza tertibine yer olmadığına, anılan Kanun’un 57/1. maddesi gereğince koruma ve tedavi amaçlı olarak yüksek güvenlikli bir sağlık kurumunda tedavi altına alınmasına dair Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 27/02/2014 tarihli ve 2013/516 esas, 2014/254 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 03.01.2018 tarih ve 2017/10686 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 10.01.2018 tarih ve 2018/1783 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre,
1) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150. maddesinin 2. fıkrasındaki “Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 32/2. maddesi kapsamında kısmi akıl hastalığı bulunan sanığa zorunlu müdafii tayininin gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesinde,
2) Sanığın yargılama konusu suçtan dolayı alınan raporunda, 5237 sayılı Kanun’un 32/2. maddesi kapsamında olduğunun bildirilmesi karşısında, sanık hakkında anılan Kanun’un 32/1. maddesi uyarınca akıl hastalığı nedeniyle ceza tayinine yer olmadığına dair karar verilmesinde,
3) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 325/1. maddesi uyarınca hakkında güvenlik tedbirine hükmolunan sanığa yargılama giderinin de yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılmasında, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 27/02/2014 tarihli ve 2013/516 esas, 2014/254 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4.maddesi gereğince 2 no’lu bozma nedeni yönünden aleyhe sonuç doğurmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA; müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 14.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.