Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2019/10238 E. 2019/18422 K. 14.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10238
KARAR NO : 2019/18422
KARAR TARİHİ : 14.10.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz nedenlerinin reddine, ancak;
1) Mağdur …’un yaralanmasına ilişkin düzenlenen 09.04.2015 tarihli İzmir Adli Tıp Kurumu raporunda “…sol frontal bölge kaş lateralinden başlayarak temporal bölge saçlı deri içerisine uzanan 4 cm.lik kısmı yüz sınırlarında olan toplam 9,5×0.1 cm.lik iyileşmekte olan laserasyon izi olduğu…” belirtilmiş olması karşısında, mağdurda meydana gelen yaralanmanın yüzde sabit ize veya sürekli değişikliğe neden olup olmadığı hususunda en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğünden rapor aldırılmadan eksik inceleme ile hüküm tesisi,
2) Baba oğul olan tarafların karşılıklı yaralanması ile sonuçlanan kavgada, tartışmanın başlangıcına ilişkin anlatımların farklılık arz ettiği gözetildiğinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4 – 238 Esas – 367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu ceza dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği durumlarda, sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanması gerektiği gözetilmemesi,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son
maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına 14.10.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.