YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10764
KARAR NO : 2019/18275
KARAR TARİHİ : 10.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet ve kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz nedenlerinin incelenmesinde;
Sanık hakkında kurulan hapis cezaları yönünden; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz nedenlerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Sanığa ek savunma hakkı tanınmadan iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-c maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilmesi,
b) Tarafların aşamalardaki beyanları ve alınan doktor raporlarına göre sanık ile katılanın karşılıklı birbirlerini yaralamaları şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın, katılanın ruhsatsız silahı ile evine gelip kendisini tehdit ettiğine ve devamında katılanı yaraladığına dair savunması, olay yerinde katılana ait silahın ele geçirilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 87/1-c. maddeleri uyarınca belirlenen “2 yıl 8 ay” hapis cezasının TCK’nin 87/1-son maddesi gereğince “3 yıla” yükseltilmesi ve devamında bu ceza miktarı üzerinde TCK’nin 62. maddesi uyarınca indirim uygulanması gerekirken, yazılı şekilde eksik ceza tayini,
d) Sanığın eylemi neticesinde, katılanın yüzünde sabit iz niteliğinde yaralandığı aynı zamanda kemik kırığının meydana geldiği olayda, birden fazla nitelikli hal ihlaline neden olan sanık hakkında TCK’nin 86/1. maddesince temel cezaya hükmedilirken meydana gelen zararın ağırlığı ve kastının yoğunluğu da dikkate alınarak TCK’nin 61 ve TCK’nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gözetilerek sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
e) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 10.10.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.