Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2019/13040 E. 2019/18417 K. 14.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/13040
KARAR NO : 2019/18417
KARAR TARİHİ : 14.10.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığa 02.11.2015 tarihinde bizzat tebliğ olunan gerekçeli kararı, CMUK’un 310/1. maddesinden öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 29.01.2019 tarihinde sanığın temyiz etmesi nedeniyle, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, karar verilerek o yer temyiz savcısının temyiz istemi ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
1) Katılanın beyanı ile uyumlu Alanya Devlet Hastanesinin 31.05.2013 tarihli raporunda belirtilen ”sol göz altında 2 cm’lik, alın sağ yanda 1cm’lik cilt ciltaltı kesi, sağ göz altında 0,5 cm’lik cilt kesisi” şeklindeki bulgu karşısında ve bu bulguyu destekleyen sanığın Araban Asliye Ceza Mahkemesi 30/06/2015 tarihinde talimatla alınan beyanında ”belki elime bardak ya da şişe gelmiş olabilir” şeklinde beyanı da göz önünde bulundurulduğunda, sanığın eylemini silah ile gerçekleştirdiği sabit olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
2) Sanık hakkında hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca temel ceza tayin edildikten sonra TCK’nin 86/3-e, 87/1-c ve 87/1-c-son maddeleri uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmeyerek, sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesi ile temel ceza ve artırım maddeleri gösterilmeyerek hükmün denetime elverişli halde yazılmaması,
3) Karşılıklı kavga şeklinde gerçekleşen olayda, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu gözetilerek, olayı gören tarafsız tanık beyanının da bulunmadığı anlaşılmakla, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği kesin olarak tespit edilemediğinden, Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih 2002/4-238 Esas- 2002/367 sayılı Kararı gereğince şüpheli kalan bu halin sanık lehine asgari oranda 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirdiğinin gözetilmemesi,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.10.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.