YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/13655
KARAR NO : 2019/19102
KARAR TARİHİ : 22.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Kamu davasının düşürülmesine, mahkumiyete dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Mağdur … vekilinin sanık … hakkında taksirle yaralama suçundan verilen kamu davasının düşürülmesine dair karara yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
15 yaşından küçük mağdur …’ün velisi olan annesi …’ün 16.10.2015 tarihli duruşmada kızı adına şikayetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.05.2014 tarih 2013/287 Esas ve 2014/273 sayılı emsal kararına göre; 12-15 yaş grubundaki kişiler ile ilgili olarak mağdurun velisi ile mağdura 5271 sayılı CMK’nin 234/2. maddesi uyarınca görevlendirilen vekilin iradelerinin çelişmesi halinde, mağdurun kanuni temsilcisinin iradesine üstünlük tanınması gerektiğinden, mağdur … vekilinin temyiz hakkı bulunmadığı gibi, 22.12.2015 tarihinde tefhim edilen kararı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra 11.02.2016 tarihinde temyiz eden mağdur … vekilinin kanuni süresinden sonra vaki temyiz talebinin, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2) Sanık … hakkında mağdur …’ü kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Tekerrüre esas alınan mahkumiyet hükmüne göre ikinci kez mükerrir olduğu anlaşılan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanırken, sanığın ikinci kez mükerrir kabul edilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Mağdur …’ün sanığın resmi nikahlı eşi olmamasına rağmen, kasten yaralama eylemini TCK’nin 6/1-f maddesi uyarınca silahtan sayılan bardakla mağdur eşine karşı birden fazla nitelikli hal ihlal ederek işlediği şeklindeki yanlış gerekçe ile sanığın TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca verilen temel cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi,
b) Sanığın TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca verilen temel cezasının TCK’nin 86/3-e maddesi uyarınca artırım yapılan paragrafında, mağdur …’in sanığın resmi nikahlı eşi olmaması nedeniyle olayda uygulama yeri bulunmamasına rağmen, uygulama maddesi olarak ayrıca TCK’nin 86/3-a maddesinin de gösterilmesi,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 22.10.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.