Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2019/13749 E. 2019/21932 K. 28.11.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/13749
KARAR NO : 2019/21932
KARAR TARİHİ : 28.11.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlerine dair, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanıklar … ve … hakkında basit yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara yönelik temyiz nedenlerinin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün 2009/13-12 sayılı kararı uyarınca, sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, aynı Kanun’un 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup temyizi mümkün bulunmadığından, itiraz mercii tarafından tetkik edilmek üzere, temyizen incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Sanıklar …, …, … ve … hakkında basit yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz nedenlerinin incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezalarının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan, sanıkların temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
3) Sanıklar hakkında katılan …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar ve katılan vekilinin temyiz nedenlerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) 5237 Sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-a-c-son maddeleri gereğince alt sınırı beş yıldan az olmayan hapis cezasını gerektiren yaralama suçundan yargılanan sanıklardan … ve…’in duruşmada hazır bulundurulması, bunun mümkün olmaması durumunda ise SEGBİS sistemi aracılığıyla sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nin 87/1-a-c-son maddeleri uyarınca ek savunmasının alınması, sanık … hakkında ise TCK’nin 87/1-c maddesi uyarınca ek savunmasının alınması, gerektiği gözetilmeden; sanık … hakkında başka bir mahkemece yakalama emri ve sanık … hakkında ise talimatla yoluyla ek savunması alınması suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 193. ve 196. maddelerine aykırı davranılması,
b) Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 87/1-a-son maddelerinin uygulanmama ihtimaline binaen ek savunma hakkı verildiği belirtilerek çelişkiye neden olunması ve TCK’nin 87/1-c maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden hüküm kurulması,
c) Sanıkların eylemi neticesinde, katılanın duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ve hayat fonksiyonlarını hafif (1.) derecede etkileyen kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı aynı zamanda yüzünde sabit iz niteliğinde yaranın meydana geldiği olayda, suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı ve sanıkların kastının yoğunluğu da dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken, TCK’nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi de gözetilerek hakkaniyete uygun ve sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
d) Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin belirlenemediği gerekçesi ile sanıklar hakkında uygulanan 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik indiriminin asgari oranda yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde (1/2) oranında belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
e) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 28.11.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.