YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/14654
KARAR NO : 2019/22857
KARAR TARİHİ : 12.12.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Kemik kırığına neden olan yaralama eyleminde; meydana gelen kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2.) derecede olduğu ve Mahkemece kırık nedeniyle (1/4) oranında artırım yapıldığı anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesine göre kırığın hayat fonksiyonlarını etkileme derecesi dikkate alındığında artırım oranının (1/4) olarak takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamenin (2) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hükmün, açıklanmasına karar verilecek yeni hüküm olduğu, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eylemlerinin ve yüklenen suçların unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan ve yeterli gerekçe gösterilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle Anayasa’nın 141. ve 5271 sayılı CMK’nin 34. ve 223., 230. maddelerine aykırı davranılması,
2) 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden ihbara konu olan 5237 sayılı TCK’nin 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun ve bu suçla birlikte işlenen TCK’nin 86/2. maddesinde düzenlenen kasten yaralama ve TCK’nin 125/1. maddesinde düzenlenen hakaret suçlarının uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, TCK’nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın adli sicil kaydında bulunan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden ihbara konu olan hükümde, uzlaştırma işlemi uygulanıp uygulanmadığı veya sanığın başkaca sabıka kaydı olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre hüküm tesisinde zorunluluk bulunması,
3) Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve E.2014/140 – K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12/12/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.