YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1643
KARAR NO : 2019/9654
KARAR TARİHİ : 07.05.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Soruşturma aşamasında bilgi sahibi sıfatıyla dinlenilen ve olayla ilgili görgüye dayalı bilgileri bulunan olayın tek tanığı olan Ertuğrul’un soruşturma aşamasındaki beyanında sanığın katılan …’ye karşı herhangi bir eyleminin olmadığını beyan etmesi ve katılan …’nin alınan doktor raporunda herhangi bir yaralanmanın belirtilmemesi karşısında, tanık …’un usulüne uygun olarak çağrılarak beyanının alınmasından sonra, hangi delile neden üstünlük tanındığı hükmün gerekçesinde denetime imkan verecek şekilde tartışılıp değerlendirmesi yapıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve inceleme neticesinde sanığın katılan …’yi yaralaması nedeni ile mahkumiyetine karar verilmesi,
2) Sanık … ve katılan …’in karşılıklı olarak kavga ettikleri ve alınan doktor raporuna göre sanığında yaralandığı olayda, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas, 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında, sanığın katılan …’i yaralaması için kurulan hükümde sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3) Sanığın her iki katılanı yaralaması hakkındaki hükümler yönünden, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 07.05.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.