YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2898
KARAR NO : 2019/10899
KARAR TARİHİ : 20.05.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Mağdur hakkında düzenlenen… Devlet Hastanesinin 26.10.2014 tarihli raporunda, “sağ kulak altında kesik (2 cm’den fazla), sağ yanak üzerinde 3 cm’den büyük kesik, sağ yanakta 3-4 adet kesik ve abrazyon, sol kulak önünde ciltte kesik ve kanama, sağ çene altında kızarıklı ve abrazyon” mevcut olduğunun ve yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğunun bildirildiği, ancak mağdurun yüz sınırları içerisinde tespit edilen bu yaralanmalarının yüzde sabit ize neden olup olmadığı hususunda görüş bildirilmediği anlaşılmakla; mağdurun tüm tedavi evrakları, geçici ve kati raporları ile birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevki ile yaralanmasının yüzde sabit ize neden olup olmadığı hususunda rapor aldırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2) 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
3) 6352 sayılı Kanun’un 100. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 324/4. maddesi gereğince terkin tutarı altında kalan yargılama giderinin hazine üzerinde bırakılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 20.05.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.