YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9753
KARAR NO : 2019/17279
KARAR TARİHİ : 30.09.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
İddianamede, sanık … hakkında katılanlar … ve … hakaret eyleminin anlatılması ve cezalandırılması talebinde bulunulması karşısında; sanık … hakkında iddianamede anlatılan atılı suçlar yönünden hükümler kurulmamış ise de, zamanaşımı süresince hükümler kurulması mümkün görülmüştür.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerin reddine ancak;
1) Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 gün ve 2009/1 Esas – 85/242 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, katılan …’a yönelik aynı eylemin failleri olarak yargılanan sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiğinden, somut olayda da sanıkların aralarında yakın akrabalık ilişkisi (baba-oğul) ve sanıklar müdafiinin gerek kovuşturma aşamasındaki savunmalarına gerekse temyiz dilekçelerinin içeriklerine göre menfaat çatışması bulunduğu anlaşılmakla, sanıkların savunmalarının ayrı ayrı müdafiler yerine kovuşturma aşamasında aynı müdafii tarafından yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38/1. ve 5271 sayılı CMK’nin 152. maddelerine aykırı davranılması,
2) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 tarih ve 2015/1167 Esas ve 2017/247 Karar sayılı kararı uyarınca sanık hakkında düzenlenen iddianamede sevk maddeleri arasında 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesi gösterilmediği halde, sanıklara ek savunma hakkı verilmeden hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilmesi,
3) Sanık … hakkında hakaret suçundan iki kez hüküm kurulması suretiyle hükmün karıştırılması,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.09.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.