Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2019/9821 E. 2019/19247 K. 22.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9821
KARAR NO : 2019/19247
KARAR TARİHİ : 22.10.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık …’nin mahkemenin karar tarihinden sonra, 07.02.2017 tarihinde Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/514 Esas – 2016/285 Karar sayılı kararı ile sanık …’ün annesi olarak nüfusa kaydedildiği belirlenerek yapılan incelemede;
1) Sanıkların karşılıklı olarak birbirlerini yaraladıkları olayda, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas, 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanıklar lehine değerlendirilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında, sanıklar lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2) Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmü yönünden, sanığın eyleminin oğluna karşı silahtan sayılan bıçak ile gerçekleştirdiğinin kabul edilmesi karşısında, birden fazla nitelikli halin (TCK’nin 86/3-a, 86/3-e) aynı olayda gerçekleşmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesindeki ölçütler ve TCK’nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak TCK’nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Sanık … hakkında tekerrüre esas alınan ilamdaki suçun, TCK’nin 141/1 maddesi uyarınca hükmolunan hırsızlık suçu olması ve hırsızlık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma kapsamına alınmış olduğu gözetildiğinde, tekerrüre esas ilamda uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
4) Sanıklar … ve … hakkında verilen mahkumiyet hükümleri yönünden, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanık …’nin kazanılmış haklarının dikkate alınmasına, 22.10.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.