Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/10201 E. 2020/14168 K. 20.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10201
KARAR NO : 2020/14168
KARAR TARİHİ : 20.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Suç tarihi itibarıyla suça sürüklenen çocukların 15-18 yaş aralığında bulunduğu, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1-3 maddesi gereğince sosyal inceleme raporu aldırılması, sosyal inceleme yaptırılmaması halinde ise bunun gerekçesinin gösterilmesi gerektiği, 16.03.2016 tarihli duruşmada sosyal inceleme raporunun alınmama gerekçesinin gösterildiği ve suça sürüklenen çocukların temyiz inceleme tarihi itibariyle 18 yaşını doldurmuş olması nedenleriyle yaşları itibariyle eksiklikliğin telafisinin de imkansız bulunduğu anlaşıldığından tebliğnamenin (2) numaralı bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Suça sürüklenen çocuklar hakkında hüküm kurulurken Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; Van de Hurk/ Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/ İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3 maddesinde, 5271 sayılı CMK’nin 34, 230 ve 289. Maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/05/2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre;
2) Suça sürüklenen çocukların belirlenen kısa süreli hapis cezalarının 5237 sayılı TCK’nin 50/3. maddesi uyarınca seçenek yaptırımlardan adli para cezasına çevrildiği sırada uygulama maddesi olan TCK’nin 50/1-a. bendinin hükümde gösterilmemesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nin 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
3) Suça sürüklenen çocuk …’in 18 yaşını tamamlamadığı 16.03.2016 tarihli son oturumda kapalı yargılamaya başlandığı halde, açık yargılamaya son verildiği belirtilerek hükmün tefhim edilmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
4) Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, mağdurdan kaynaklanan haksız tahrik oluşturabilecek herhangi bir söz ya da davranış bulunmaması nedeniyle koşulları oluşmadığı halde, mahkeme tarafından olaya hangi tarafın sebebiyet verdiği anlaşılamadığından bu husus suça sürüklenen çocuklar lehine yorumlanarak şeklindeki gerekçe ile suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi gereğince (1/4) oranında haksız tahrik indirimi uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
5) Adli emanette kayıtlı ve müsaderesi talep edilen bıçağın müsaderesine dair talep yönünden bir karar verilmemesi,
6) T.C. Anayasası’nın 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesi uyarınca, 5271 sayılı CMK’nin 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Kanun’un 13. maddesine dayanılarak hazırlanan Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafii ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, yaşı küçük mağdur için baro tarafından görevlendirilen zorunlu vekil ücretinin suça sürüklenen çocuklardan alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretlerin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağının gözetilmeksizin, zorunlu vekil ücretinin yargılama giderinden sayılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı açısından suça sürüklenen çocukların kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 20.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.