YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10372
KARAR NO : 2020/14447
KARAR TARİHİ : 22.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, Medicalpark Samsun Hastanesince tanzim olunan 30.07.2015 tarihli geçici raporda, “Sol koltuk altında 3 cm. dikey uzunluğu olan, en derin yeri 10 cm. olan kesi, cilt altı amfizem var, AC sesleri azalmış, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, hayati tehlikesi var.”; aynı hastanede görevli göğüs hastalıkları uzmanınca tanzim olunan 04.09.2015 tarihli kati raporda, “Geldiği anda hayati tehlikesi bulunmakla birlikte basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ölçüdeydi, vücudunda kırık olmamakla birlikte organlarında işlev kaybı da yoktur.” şeklindeki açıklamalara yer verilmesi karşısında, mağdurdaki yaralanmanın ne şekilde hayati tehlikeye neden olduğunun denetime imkan verecek şekilde izah edilmediği, bu itibarla bahse konu raporların hüküm kurmaya elverişle olmadıkları gözetilerek, mağdurun tüm tedavi evraklarının, varsa film ve grafileri ile geçici ve kesin raporlarının temini ile en yakın adli tıp kurumu ilgili şube müdürlüğünden, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirtilen tüm ölçütlere uygun rapor temini ile sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yetersiz rapora istinaden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, sanığa 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi gereği ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule ve uygulamaya göre de;
3)Oluş, iddia, dosya kapsamı ve kabule göre, taraflar arasında karşılıklı kavga şeklinde gerçekleşen ve sanığın da basit şekilde yaralandığı olayda, mahkemece öncelikle ilk haksız hareketin kimden geldiğinin belirlenemediğinden bahisle 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi gereği haksız tahrik hükümlerinin uygulanması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli, 2002/4-238 Esas ve 2002-367 Karar sayılı kararı ile bu kararla uyumlu Dairemizin yerleşmiş ve süreklilik gösteren uygulamalarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği durumlarda bu halin sanık lehine değerlendirilmesiyle sanık hakkında TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda (¼) uygulanması gerekirken, yazılı şekilde (½) oranında indirim uygulanmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 22/10/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.