Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/10564 E. 2020/14445 K. 22.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10564
KARAR NO : 2020/14445
KARAR TARİHİ : 22.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, Çay Devlet Hastanesince tanzim olunan 03/05/2015 tarihli geçici raporda, “Kafa orta hatta parieto-oksipital bölgede 5-6 cm.’lik kesi, sırtta sağ ….’da 20 cm. hiperemi ve ödem, frontal kemik sol yarıda superiora, verteks düzeyine uzanan ve orta hattı geçerek sağ yarıda paryetal kemikte inferiora doğru uzanım gösteren oblik, non-deplase fraktür hattı, sol bacak arka yüzde 3 cm.’lik ödem ve hiperemi, sol bacak fibula üst uçta fraktür mevcut.”; Afyonkarahisar Devlet Hastanesinde görevli, Beyin cerrahi uzmanınca düzenlenen 19.11.2015 tarihli kati raporda, “Yaşamsal tehlike geçirmiştir, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi orta (2) derecedir.” şeklindeki açıklamalara yer verilmesi karşısında, katılanın hangi yaralanmasının ne şekilde hayati tehlikeye neden olduğunun denetime imkan verecek şekilde açıklanmadığı, bu itibarla mevcut raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığı gözetilerek, katılana ait tüm tedavi evraklarının, film ve grafileri ile geçici ve kesin raporlarının en yakın Adli Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğüne gönderilmesi ile bahse konu yaralanmalara ilişkin, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirtilen tüm kriterlere uygun nihai rapor temini ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yetersiz rapora istinaden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule ve uygulamaya göre de;
2)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, sanığa 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi gereği ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
3)Sanığın eylemi neticesinde katılanın hayati tehlike geçirecek ve hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyen kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralandığı olayda, birden fazla nitelikli hal (TCK’nin 87/3, 87/1-d maddeleri) ihlaline neden olan sanık hakkında TCK’nin 86/1. maddesince temel cezaya hükmedilirken meydana gelen zararın ağırlığı ve kastının yoğunluğu dikkate alınarak TCK’nin 61. maddesindeki ölçütler ve TCK’nin 3. maddesindeki “cezada orantılılık ilkesi” de gözetilerek, hakkaniyete uygun ve sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın tespiti yoluna gidilmesi ve fikri içtima kuralları gereğince en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 87/1-d, 87/1-son maddeleri uyarınca artırımların uygulanması ile yetinilmesi gerekirken, hatalı uygulama ile katılanda kemik kırığı meydana geldiğinden bahisle, ayrıca anılan Kanun’un 87/3. maddesi gereğince arttırım yapılmak suretiyle hüküm tesisi,
4)Sanığın aksi ispat olunamayan savunmasına itibarla, katılanın sanığa hakaret etmesi üzerine sanığın yargılama konusu eylemi gerçekleştirdiğinin kabulü ile sanık hakkında haksız tahrik hükümleri uygulandığına göre, 5237 sayılı TCK’nin 3. maddesi uyarınca “cezada orantılılık ilkesi” dikkate alınarak, TCK’nin 29. maddesi gereği sanığın cezasından asgari oranda (¼) haksız tahrik indirimi uygulanması gerekirken, yazılı şekilde (½) oranında indirim yapılmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
5)Oluş, iddia, dosya kapsamı, kabul ve hükme göre yargılama konusu eylemin sanığı …, katılanı … iken, gerekçeli karar başlığında taraf isim ve sıfatlarının karıştırılması ile hatalı gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 232/2-b maddesine aykırı davranılması,
6)Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 22/10/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.