YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10582
KARAR NO : 2020/14146
KARAR TARİHİ : 20.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten Yaralama
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1)Katılana ait Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalınca düzenlenen 26.04.2016 tarihli raporda mağdurun yaralanmasınınyüzde sabit ize neden olmadığının bildirildiği, Bursa Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 30.04.2015 tarihli raporda yüzde sabit iz niteliğinde olduğunun belirtildiği, her iki rapor arasında çelişki bulunduğu; ayrıca Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk/Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 11.04.2016 tarihli raporda katılanın beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunduğunun belirlendiği ancak suç tarihi itibariyle ruhsal ve bedensel bakımdan değerlendirme içermediği anlaşılmakla, öncelikle yaralanmasının yüzünde sabit iz oluşturup oluşturmadığı ve suç tarihinde beden ve ruh sağlığı bakımından kendisini koruyabilecek durumda olup olmadığı hususlarında olmak üzere, katılana ait tüm tedavi evrakları, geçici ve kati raporu Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesine gönderilerek, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerindeki tüm unsurları kapsayacak şekilde raporunun aldırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yetersiz ve çelişkili raporlara dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2)Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ila ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılmasının öngörülmüş olması karşısında, katılan hakkında düzenlenen adli raporda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (3) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak sanığın cezasında (1/2) oranında artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 20.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.