YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10764
KARAR NO : 2020/13638
KARAR TARİHİ : 14.10.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında mağdur …’a yönelik silahla kasten yaralama suçundan verilen karara ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Mağdurun sanık …’in eniştesi olduğu, olay günü sanık ile diğer mağdur … arasında çıkan kavgayı ayırmak ve sanığın elindeki bıçağı almak için sanığı yere yatırıp üzerine bastırmak suretiyle müdahalede bulunduğu, bu esnada bir miktar da alkollü olan sanığın elindeki bıçağı sallamaya devam ettiği, bu esnada mağdurun elinden yaralandığı, dinlenen tanık beyanları ve tarafların anlatımı ile doğrulandığı, alınan doktor raporuna göre mağdurun sağ elde 1,5 cm kesi oluşacak şekilde basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandığının belirtildiği anlaşılmakla, sanığın mağdura yönelik eylemini olası kastla işlemesi karşısında TCK’nin 21/2. maddesi uyarınca cezadan indirim yapılması gerekirken sanık hakkında fazla ceza tayini,
b) Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan, Ankara 24.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17/12/2014 tarih, 2014/848 Esas 2014/1371 Karar sayılı ilamının, karar tarihi itibariyle TCK’nin 151/1.maddesinden verilen kesin nitelikte adli para cezası olduğu, bu ilamın tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın sabıka kaydında başkaca tekerrüre esas ilamının olup olmadığının araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2) Sanık … hakkında mağdur …’a yönelik silahla kasten yaralama suçundan verilen karara ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan, Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17/12/2014 tarih, 2014/848 Esas 2014/1371 Karar sayılı ilamının, karar tarihi itibariyle TCK’nin 151/1. maddesinden verilen kesin nitelikte adli para cezası olduğu, bu ilamın tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın sabıka kaydında başkaca tekerrüre esas ilamının olup olmadığının araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3) Sanık … hakkında mağdur …’a yönelik tehdit suçundan verilen karara ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Sanık hakkında mağdura karşı TCK’nin 106/1-1.cümlesi gereğince tehdit suçundan yapılan yargılama sonucu mahkumiyet hükmü kurulduğu, suç tarihinde tehdit suçunun uzlaşma kapsamında bulunmadığı, TCK’nin 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi ve bu maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; sanık ile mağdur arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi,uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Suç oluşturduğu kabul edilen eylem ve bunun nitelendirilmesine ilişkin değerlendirmenin, sanığın hangi sözlerle mağduru tehdit ettiğinin açıkça hükümde belirtilmesi gerektiği gözetilmeden, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı CMK’nin 34 ve 230. maddelerine aykırı olarak yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
c) İddianamede TCK’nin 106/1-2. cümlesi uyarınca cezalandırılması talep edildiği halde, sanığa 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan TCK’nin 106/1-1. cümlesi uyarınca ceza tayin edilmek suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No:2544/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No:29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere sanığa Avrupa insan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 193. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.