YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10963
KARAR NO : 2020/14465
KARAR TARİHİ : 22.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanık hakkında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığınca tanzim olunan 11/05/2006 tarihli kurul raporunda sanığın, “Bipolar duygulanım bozukluğu bulunmakta olup, olayın gerçekleştiği dönemde manik dönem belirtilerinin bulunduğu ve TCK’nin 32/1. maddesi kapsamında değerlendirilebileceği” görüşünün belirtildiği, söz konusu ifadenin kesin kanaat belirtmediği, bu itibarla hükme esas alınamayacağı gözetilerek, sanığın suç tarihinde üzerine atılı suç bakımından 5237 sayılı TCK’nin 32. maddesi kapsamında bulunup bulunmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan rapor aldırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) 5237 sayılı TCK’nin 32/1 kapsamında akıl hastası olan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nin 150/2. maddesi gereği zorunlu müdafii atanmış ise de; sanığın mahkemece bizzat müdafii huzurunda CMK’nin 147 ve devamı maddelerine göre savunmasının alınması gerekirken, müdafii huzurunda alınmayan ve müdafii huzurunda tekrar ettirilmeyen 04/11/2015 tarihli celsede müdafii hazır bulunmaksızın tespit olunan savunmaya istinaden yargılamaya devam olunmak suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Colozza et Rubinat/İtalya, 12.02.1985 A. 89, Is-30; Campbell ve Fell/Birleşik Krallık, A.80 28.06.1984) kararlarında belirtildiği üzere sanığın kendini müdafii ile savunma hakkının tanınmaması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı CMK’nin 150/2. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule ve uygulamaya göre de;
3) Sanık hakkında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığınca tanzim olunan 11/05/2006 tarihli kurul raporunun hükme esas alınması karşısında, mezkur raporda sanığın, TCK’nin 32/1. maddesi kapsamında bulunabileceğinin ifade edilmesi karşısında sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 32/1. ve 5271 sayılı CMK’nin 223/3-a maddeleri gereği “ceza verilmesine yer olmadığı”na karar verilmesi gerekirken, hatalı uygulama ile sanık hakkında TCK’nin 32/2. maddesinin tatbiki suretiyle ceza indirimine gidilmesi,
4) Sanık hakkında hüküm kurulurken, TCK’nin 86/1 ve 87/3. maddelerine göre belirlenen ceza miktarı üzerinden, sanığın, TCK’nin 32/2. maddesi kapsamında kaldığından bahisle (¼) oranında indirim uygulanmak suretiyle, bahse konu düzenlemede yer alan “Birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmibeş yıl, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıl hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek ceza, altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir.” şeklindeki hükme muhalefet edilmesi,
5) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1 ve 87/3 maddeleri uyarınca belirlenen “1 yıl 2 ay hapis” cezası üzerinden TCK’nin 32/2. maddesi uyarınca (¼) oranında indirim uygulandığında belirlenmesi gereken ceza miktarı “10 ay 15 gün hapis” cezası iken, hesap hatası yapılarak “11 ay 20 gün hapis” olarak tespiti ve bu miktar üzerinden TCK’nin 62. maddesi gereği (1/6) takdiri indirim sebebi uygulandığında hükmedilmesi gereken ceza miktarı “8 ay 22 gün hapis” cezası iken, hesap hatası neticesinde “10 ay 19 gün hapis” cezası olarak belirlenmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 22/10/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.