YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11037
KARAR NO : 2020/15657
KARAR TARİHİ : 05.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca kamu davası açıldığı, söz konusu kasten yaralama suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddelerinde yapılan değişiklikten önce de uzlaşma kapsamında bulunduğu; müştekinin soruşturma aşamasında tarafına sunulan usulüne uygun uzlaşma teklifini kabul etmediği yönünde beyanda bulunarak 05/07/2010 tarihli uzlaşma teklif formunu imzaladığı; düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce usulüne uygun olarak yapılan uzlaşma tekliflerinin geçerli olduğu ve bu nedenle uzlaşma teklifi yapılmış ve kabul edilmemiş olan dosyalarda CGK’nin 25.10.2018 tarih, 2018/394 Esas ve 2018/478 karar sayılı kararı gereğince yeniden uzlaşma teklifi yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamede yer verilen bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer sebeplerin reddine, ancak;
1) Kasten yaralama suçundan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın, denetim süresi içinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi uyarınca hakkındaki hükmün açıklanması sırasında; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; Van de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararları gereğince, Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının 141/3. maddesinde, 5271 sayılı CMK’nin 34, 230 ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.05.2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm delillerin, bu delillere göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan ve gerekçesiz olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Müşteki … ‘in kendisine sopayla vurulduğuna ilişkin beyanı ile uyumlu ” Sol frontalde C şeklinde derin kesi, sol tibiada şişlik, sol dirsek travma, dişlerde kırık, gözle görülen ön üst ve alt dişler kırık olacak şekilde yaralanmasına” ilişkin adli raporu karşısında, sanığın kasten yaralama suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, sanığın TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca belirlenen temel cezasında TCK’nin 86/3-e maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle sanığa eksik ceza tayini,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 05.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.