YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11119
KARAR NO : 2020/16650
KARAR TARİHİ : 18.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 26/12/2013 tarih ve 2013/51057 Esas No.lu iddianamesi ile; sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan açılan kamu davası ile ilgili olarak, görevsizlik kararında bu suça ilişkin bir talep bulunmadığından bahisle bir karar verilmemiş ise de zamanaşımı süresince hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Sanıklar hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 26.12.2013 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı TCK’nin 82/1-a, g ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış olup, aynı nitelikteki ve daha hafif cezayı gerektiren suçtan dolayı uygulama yapıldığının anlaşılması karşısında; sanıkların savunma hakkı kısıtlanmadığından tebliğnamenin bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1) Müştekinin yaralanmasına ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen 10.08.2015 tarih ve 2905 sayılı raporda yaralanmanın duyu veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olup olmadığı hususlarında değerlendirme yapılmak üzere, müştekinin muayene edilmesi gerektiğinin bildirilmesi karşısında, bu yönde rapor alınmadan, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
2) Duruşmadan bağışık tutulma talebi olmayan sanık …, hüküm tarihinde başka suçtan Kocaeli Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olmasına rağmen, duruşmaya getirtilmeden ya da SEGBİS sistemi aracılığıyla duruşmada hazır edilmeksizin hakkında mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Ludi/İsviçre, B. No: 12433/86, 15/06/1992 P. 49/50; Artico/İtalya, B. No: 6694/74, 13/5/1980 P. 33; Sejdovic/İtalya, B. No: 56581/00, 1/3/2006 P. 81)
kararlarında belirtildiği üzere savunma hakkı kısıtlanarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nin 196. maddesine muhalefet edilmesi,
3) Duruşmada hazır bulunan sanık … müdafiine son söz hakkı verilmeden yargılamaya son verilmesi suretiyle CMK’nin 216/3. maddesine aykırı davranılması,
Kabul ve uygulamaya göre;
4) Oluş, dosya kapsamı ve kabule göre; sanık …’ın boşandığı eşinin avukatı olan müştekiyi vurması için azmettirmesi üzerine, sanık …’ın müştekiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle ve TCK’nin 6/1-f-4 maddesi uyarınca silahtan sayılan tabanca ile Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen adli rapor içeriğine göre vücudunda kemik kırılmasına neden olacak şekilde yaralamasına ilişkin olayda; birden fazla nitelikli halin ihlali (TCK’nin 86/3-c ve 86/3-e) ile atılı suçu işleyen sanıklar hakkında, TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca temel cezaya hükmedilirken, TCK’nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi ve TCK’nin 61. maddesindeki ölçütler dikkate alınarak hakkaniyete uygun ve sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
5) Müştekinin yaralanmasına ilişkin aldırılan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi raporunda yaralanmasının hayati tehlikeye neden olmadığının ancak vücudunda hayat fonksiyonlarını ağır (5) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırılmasına neden olduğunun belirtilmiş olması karşısında, sanıklar hakkında TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/3. maddelerinin uygulanması ile yetinilmesi gerekirken, inceleme konusu hükümlerde uygulama alanı bulunmadığı halde TCK’nin 87/1-d, son maddesinin uygulanması ile fazla ceza tayini,
6) Sanıklar hakkında TCK’nin 86/1, 86/3-e maddeleri gereğince belirlenen hapis cezasının TCK’nin 87/1-d maddesi ile bir kat artırılması, bulunan cezanın 5 yıl hapis cezasının altında kalması halinde TCK’nin 87/1-son maddesi gereğince 5 yıl hapis cezasına çıkarılması gerekirken, TCK’nin 86/1. ve 86/3-e maddelerinin tatbikinden sonra TCK’nin 87/1-d-son maddeleri işaret edilerek cezanın doğrudan 5 yıla çıkartılması suretiyle 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesine aykırı davranılması,
7) Kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafii ile sanık … müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile
yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının dikkate alınmasına, 18/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.