YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11165
KARAR NO : 2020/14254
KARAR TARİHİ : 21.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Mağdur … hakkında 11.06.2014 tarihinde Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan raporda “sol şakakta 1 adet ateşli silah saçması giriş lezyonu olduğu” belirtilmesine rağmen, raporun sonuç kısmında yüzde sabit ize ilişkin değerlendirme yapılmamış olduğu anlaşıldığından, mağdurun yaralanmasının yüzde sabit iz oluşturup oluşturmadığı yönünde rapor alınması için mağdurun tüm raporları ve tedavi evrakları birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevkedilip bu hususta kati rapor alındıktan sonra, sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Sanığın adli sicil kaydında engel sabıkasının bulunmadığı, 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinde 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile yapılan değişiklikten önce, kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların yargılama konusu suçla ilgili kurulacak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmeyeceği, 16.01.2015 tarihli celsede sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını kabul ve talep ettiği, mağdurların da zarar talebinde bulunmadığı hususları gözetilmeksizin, tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat edinilmesi nedeniyle cezaları ertelenen sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden bahisle şartları oluşmadığı şeklindeki kanuni olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3) Oluşa, tüm dosya kapsamına ve sanığın olay günü mağdurların sokaktan motorsiklet ile hızlı geçtikleri yönündeki savunmasına göre, mağdurların doğrudan sanığa yönelen haksız tahrik oluşturacak bir hareketleri bulunmamasına rağmen, sanık hakkında uygulama olanağı bulunmayan TCK’nin 29.maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin hakkaniyete aykırı şekilde en üst hadden uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
4) Sanık hakkında mağdurları silahla kasten yaralama suçu nedeniyle TCK’nin 86/1, 86/3-e maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davaları açıldığı, mahkemece de sanığın eylemleri silahla yaralama olarak kabul edilmesine rağmen, hüküm kurulurken silahla artırım fıkrasının TCK’nin 86/3-e yerine TCK’nin 86/3-a olarak gösterilmesi,
5) Sanık hakkında hüküm kurulurken, sanığın her bir mağdura karşı gerçekleştirdiği eylemler nedeniyle müstakilen değerlendirme yapılarak, uygulama maddeleri ayrı ayrı ve denetime imkan verecek şekilde gösterilmek suretiyle hükümler kurulması gerekirken, sanık hakkında iki mağdura karşı eylemleri için tek bir ceza verilerek “mağdur sayınca ayrı ayrı” denmek suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 21.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.