YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11476
KARAR NO : 2020/14041
KARAR TARİHİ : 20.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında katılan …’a karşı kasten yaralama eylemi nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde:
UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kayıt örneğine göre sanığın mahkemenin hüküm tarihinden sonra, temyiz inceleme tarihinden önce 23/06/2017 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, sanık hakkında açılan kamu davası ile ilgili olarak 5237 sayılı TCK’nin 64/1. maddesinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA,
2) Sanıklar … ve … hakkında katılan …’a karşı kasten yaralama eylemleri nedeniyle kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde:
5271 sayılı CMK’nin 150/3. maddesi uyarınca “alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan kovuşturmalarda sanıkların istemi olmaksızın bir müdafii görevlendirilmesi” zorunlu olup, sanıkların üzerine atılı suçun 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d ve 87/1-son maddeleri kapsamında olması nedeniyle, tebliğnamenin sanıklara zorunlu müdafii atanması gerektiğine ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 tarih ve 2015/1167 Esas ve 2017/247 Karar sayılı kararı uyarınca sanıklar hakkında düzenlenen iddianamede sevk maddeleri arasında 5237 sayılı TCK’nin 87/1-c maddesi gösterilmediği halde, sanıklara ek savunma hakkı verilmeden uygulama yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilmesi,
b) Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c maddeleri gereğince belirlenen ve 5 yılın altında olan “2 yıl 12 ay” hapis cezasının TCK’nin 87/1-son maddesi uyarınca 5 yıla yükseltilmesi ve devamında TCK’nin indirim maddeleri uygulanarak sonuç cezanın tespiti gerekirken, yazılı şekilde uygulama yapılarak eksik ceza tayin edilmesi,
c) Sanıkların yaralama eylemlerinin, katılanın vücudunda kemik kırılmasına ve yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olması karşısında; TCK’nin 86/1. maddesine göre temel hapis cezasının, aynı olayda iki nitelikli halin (TCK 87/3 ve 87/1-d maddelerinin) birleşmesi nedeniyle sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde cezanın alt sınırdan belirlenmesi suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi,
d) Sanıkların, katılana yönelik silah niteliğindeki alet ile hayati tehlike geçirecek ve kemik kırığı oluşacak şekilde kasten yaralama eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-d maddeleri kapsamında kaldığı halde mahkemece dosya kapsamına aykırı şekilde sanıkların eylemi sonucu katılanın yüzünde sabit iz kaldığı belirtilerek TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-c maddeleri uyarınca hüküm kurulması,
e) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca, kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
f) Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak 5237 sayılı TCK’nin 62/1. madde ve fıkrası yerine TCK’nin 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMUK’un 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/10/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.