Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/11917 E. 2020/16875 K. 19.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11917
KARAR NO : 2020/16875
KARAR TARİHİ : 19.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlerine dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 Sayılı CMK’nin 150/3. maddesi gereğince alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada, istem aranmaksızın müdafii görevlendirilme zorunluğunun bulunduğu, temyize konu dosyada ise sanıklara yüklenen suçların alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması karşısında, tebliğnamenin bu yöndeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
1) Katılan … hakkında Sinop Atatürk Devlet Hastanesinde görevli plastik cerrahi uzmanı tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan 24.06.2015 tarihli adli raporun adli tıp kriterlerine uygun olmayıp hükme esas alınacak yeterlilikte bulunmadığı anlaşılmakla, katılanın tüm tedavi evrakları, raporları, varsa film ve grafileri ile birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevk edilerek yaralanmasının özellikle yüzde sabit ize neden olup olmadığı ve basit tıbbi müdahaleyle giderilip giderilemeyeceği hususlarında 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor aldırılması ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Katılanın, teşhis tutanaklarında sanıklar Ramazan ve Mehmet’in kendisine vurduğunu ifade ederek sanıkları teşhis etmiş ise de, 02.02.2016 tarihli duruşmada, sanıklardan Ramazan ve Mehmet’in olay yerinde olduğunu ancak kendisine karşı darp eyleminde bulunmadıklarını belirtmesi karşısında, beyanlar arasındaki çelişki giderilmeden ve hangi anlatımın hangi nedenle üstün tutulduğu açıklanıp tartışılmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükümler kurulması,

Kabule göre;
3) Tüm dosya kapsamına göre, sanıklar Aşkın ve Ramazan’ın diğer sanıklar ile birlikte katılanı fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek kasten yaraladıkları anlaşılmakla, sanıklar Aşkın ve Ramazan hakkında da TCK’nin 86/3-e maddesi gereğince cezalarında artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar Hüseyin, Ramazan, Mehmet, Dursun müdafii ve sanık …’ın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanıklar Ramazan ve Aşkın’ın kazanılmış haklarının dikkate alınmasına, 19.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.