Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/12067 E. 2020/16259 K. 12.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12067
KARAR NO : 2020/16259
KARAR TARİHİ : 12.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlerine dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında kasten yaralama ve tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
1) Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden; Sanığın aşamalardaki savunmalarında suçlamayı kabul etmediği, soyut iddia dışında tehdit suçunu işlendiğine dair mahkumiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden; mağdur hakkında düzenlenen doktor raporlarında, “sol göz altında 5 mm’lik kesi, burun üzerinde 5 mm’lik kesi, alt dudakta yüzeyel kesi” ve “nazal aks sağa deviye olduğu”nun bildirildiği ancak yüz bölgesinde tespit edilen bu yaralanmaların yüzde sabit ize neden olup olmadığı hususunda rapor aldırılmadığı anlaşılmakla, mağdurun tüm tedavi evrakları ve raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğüne sevkinin yapılarak, yüzündeki yaralanmanın sabit iz niteliğinde olup olmadığı hususunda 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor aldırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
3) Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan İstanbul (Kapatılan) 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 22.12.2011 tarih, 2011/606 Esas- 2011/2186 Karar sayılı ilamında mahkumiyete konu suçun TCK’nin 191/1. maddesinde düzenlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu olduğu, hükmünden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen

TCK’nin 191. maddesinin 5. fıkrası ve 5320 sayılı Kanun’a eklenen ek 7. maddenin 2. fıkrası hükümlü lehine hükümler içermekte olup, öncelikle hükümlü lehine uyarlama yapılması gerektiğinden, anılan hükme ilişkin uyarlama yapılıp yapılmadığı araştırılarak, sonucuna göre sanığın adli sicil kaydında bulunan diğer ilamlar da gözetilerek, sanık hakkında TCK’nin 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 12.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.