YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12180
KARAR NO : 2020/16001
KARAR TARİHİ : 10.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Katılan hakkında İskenderun Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 16.06.2015 tarihli geçici raporda “sağ frontal bölgede ekimotik alan ve hematom, sağ periorbital bölgede ekimoz ve hematom, çene solda hematom ve ödem nazalda yüzeyel sıyrıklar üst dudakta laserasyon, alt dudakta ekimotik alanlar, sağ maxiller sinüste fraktür” tespit edildiği, aynı hastanenin 28.10.2015 tarihli plastik cerrahi uzmanı raporunda katılanın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceğinin belirtildiği, kırık ile ilgili görüş belirtilmediği ve bu haliyle raporun hükme esas alınacak yeterlilikte bulunmadığı anlaşılmakla; katılanın tüm tedavi evrakları, raporları, film ve grafileri ile birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevk edilerek, yaralanması sonucunda özellikle kemik kırığı meydana gelip gelmediği, gelmiş ise kemik kırığının hayati fonksiyonlara etki derecesi, yüzde sabit ize neden olup olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceği hususlarını da içerir şekilde 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen tüm ölçütleri kapsayan rapor aldırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yetersiz rapora dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Sanık hakkında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı nazara alınarak, TCK’nin 61. maddesindeki ölçütler ve TCK’nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza verilmesi,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin, katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.