Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/12184 E. 2020/15289 K. 03.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12184
KARAR NO : 2020/15289
KARAR TARİHİ : 03.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulması üzerine, 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; ihbara konu Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2016 tarih, 2015/829 Esas – 2016/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca kasten yaralama suçundan mahkumiyet, TCK’nin 125/1. maddesi uyarınca hakaret suçundan ceza vermekten vazgeçilmesine, TCK’nin 106/1 maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçundan beraat hükümleri kurulduğu; 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunun suç tarihinde uzlaşmaya tabi olmayan TCK’nin 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçu ile birlikte işlenmesi nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesi uyarınca uzlaşmaya tabi olmadığı; tehdit suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı ve bu durumda mahkumiyet hükmü kurulan kasten yaralama suçunun uzlaşmaya tabi olmayan başka bir suç ile birlikte işlenmesi durumunun ortadan kalktığı anlaşılmakla; TCK’nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek söz konusu kasten yaralama suçuna ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak, uzlaşmanın sağlanması halinde, sanığın güncel adli sicil kaydında ihbara konu olabilecek başkaca kasıtlı suçlardan mahkumiyet ilamlarının bulunup bulunmadığı da değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule ve uygulamaya göre de;
2) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun’un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirilerek; cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde kasti suç işlediği anlaşılan ve suç tarihinde 33 yaşında olan sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi gereğince aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, 5237 sayılı TCK’nin 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 03.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.