YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12420
KARAR NO : 2020/15747
KARAR TARİHİ : 09.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlere dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında müşteki Döndü Koçum’u kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Hükümde sanığın temel cezasının belirlendiği ilk paragrafında sanık …’un, Zekeriye olan isminin Zekeriya olarak gösterilmesi suretiyle maddi yazım hatası yapılması,
b) Müşteki eşi Döndü’yü 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f maddesi uyarınca silahtan sayılan sandalye ile TCK’nin 86/3-a ve TCK’nin 86/3-e maddeleri uyarınca birden fazla nitelikli hal ihlal ederek hafif (1) derecede kemik kırığı oluşacak nitelikte yaralayan sanığın TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca belirlenen temel cezasının TCK’nin 3. maddesinde belirtilen “cezada orantılılık” ilkesi nazara alınarak makul bir oranda alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerekirken, asgari hadden ceza verilmesi suretiyle sanığa eksik ceza tayini,
c) Sanığın TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca verilen temel cezasında, silahtan sayılan sandalye ile gerçekleştirdiğinin de belirtilmemesine rağmen, müştekinin sanığın eşi olması nedeniyle artırım yapılan ikinci paragrafında, uygulama maddesinin TCK’nin 86/3-a maddesi ve TCK’nin 86/3-e maddelerinin birlikte gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
d) Müşteki Döndü hakkında Fethiye Devlet Hastanesince tanzim edilen 16.06.2015 tarih ve 4815 sayılı adli raporunda; “sol el orta parmakta distal falanksta kopma kırığı ile beraber ekstansör tendon rüptürü (travmatik mallet finger) tespit edildiği ve yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği, kırığın yaşam fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) derecede olduğu” tespiti yapılmasına rağmen, sanığın TCK’nin 86/1 ve 86/3-a,e maddeleri uyarınca verilen cezasında TCK’nin 87/3. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
e) Olayın başlangıcı konusunda tarafların beyanları arasında farklılık olup, birbirlerini suçladıkları ve ilk haksız hareketin kimden geldiği konusunda ihtilaf bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas – 2002/367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında da kabul edildiği üzere; ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu hâl nedeniyle sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda (1/4) uygulanıp uygulanmayacağının hükmün gerekçesinde denetime olanak verecek biçimde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
f) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık Zekeriya müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
2) Sanık … hakkında müşteki Döndü Koçum’u kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Sanık … ile müşteki Döndü arasında çıkan tartışmada sanık …’nın Döndü’ye elleriyle vurduğu, akabinde olay yerine gelen sanık Zeki’nin de sandalye ile vurmak suretiyle Döndü’yü hafif (1.) derecede kemik kırığı oluşacak nitelikte yaraladığı olayda, sanıklar Mustafa ile Zekeriya arasında iştirak iradesi bulunmadığı, bu nedenle sanık …’nın müşteki Döndü’yü TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca kasten basit yaralama eyleminden dolayı cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği halde, temel cezasının TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca belirlenmesine karar verilmesi suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
b) Olayın başlangıcı konusunda tarafların beyanları arasında farklılık olup, birbirlerini suçladıkları ve ilk haksız hareketin kimden geldiği konusunda ihtilaf bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas – 2002/367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında da kabul edildiği üzere; ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu hâl nedeniyle sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda (1/4) uygulanıp uygulanmayacağının hükmün gerekçesinde denetime olanak verecek biçimde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 09.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.