YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12442
KARAR NO : 2020/9647
KARAR TARİHİ : 14.07.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Tüm dosya kapsamı ve duruşma tutanaklarına göre; 5271 sayılı CMK’nin 225.maddesi uyarınca hükmün konusu olan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına ait 02.03.2010 tarih ve 2010/16442 esas sayılı iddianame ile sanık …’ın müştekisi … olan silahla basit kasten yaralama suçu nedeniyle TCK’nin 86/2 ve 86/3-e maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan kamu davası sonrası Bakırköy 2.Sulh Ceza Mahkemesince yapılan kovuşturma neticesinde 25.05.2011 tarih, 2010/564 Esas ve 2011/893 sayılı karar ile sanığın 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 29/1 ve 62. maddeleri uyarınca “3 ay 10 gün” hapis cezası ile cezalandırılmasına dair karar verildikten sonra bilahare aynı mahkemenin aynı gün yersiz bir şekilde ek karar ile (sanık hakkında TCK’nin 86/3-e maddesinin zuhulen uygulanmadığı gerekçesiyle) sanığın 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 86/3-e, 29/1 ve 62. maddeleri uyarınca “5 ay” hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin verilen mahkumiyet kararının yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede:
Bakırköy 2. Sulh Ceza Mahkemesinin sanık hakkındaki 25.05.2011 tarih, 2010/564 Esas ve 2011/893 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 29/1 ve 62. maddeleri uyarınca “3 ay 10 gün” hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararının adı geçen sanığın huzuruyla tefhim edildiği ancak anılan kararda “kararın tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren yasal 7 günlük süre içerisinde mahkemeye verilecek bir dilekçe ile veya zabıt katibine müracaat ile tutulacak bir tutanak vasıtasıyla Yargıtay nezninde yasa yollarına başvurma haklarının bulunduğu” belirtilerek sanığın yanıltıldığı cihetle sanığın 07.01.2016 günlü ilk temyizinin öğrenme üzerine süresi içerisinde yapılmış temyiz istemi olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
Sanığa yüklenen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre, suç tarihi olan 19.10.2006 tarihi ile inceleme tarihi arasında 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nin 223/8 maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 14/07/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.