Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/12722 E. 2020/18772 K. 14.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12722
KARAR NO : 2020/18772
KARAR TARİHİ : 14.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Katılan suça sürüklenen çocuk … müdafiinin katılan sıfatıyla sanık … aleyhine temyiz istemi bakımından yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuk … müdafiinin yüzüne karşı verilen hükmü 27.05.2016 havale tarihli temyiz ve süre tutum dilekçesinde yalnızca “suça sürüklenen çocuk” sıfatıyla temyiz ettiği, 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal temyiz süresinden sonra 28.06.2016 havale tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinde sanık … hakkındaki beraat ve ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümleri de temyiz ettiğini bildirmesi karşısında, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin süresinden sonra ”katılan” sıfatı ile yaptığı temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2)Katılan sanık … hakkında müşteki Serkan’ı kasten yaralamadan kurulan hükümde katılan sanık …’in sanık sıfatıyla temyiz isteminde bulunduğu, katılan sıfatıyla temyiz isteminde bulunmadığı anlaşıldığından bu kapsamda yapılan temyiz incelemesinde;
Kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık …’in temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
3)Katılan suça sürüklenen çocuk … hakkında katılan sanık …’i kasten yaralamadan kurulan hüküm bakımından yapılan incelemede;
Suçun, inceleme tarihinden önce zamanaşımına uğradığı anlaşılmakla;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa yüklenen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre, suç tarihi olan 21.10.2012 tarihi ile inceleme tarihi arasında 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan suça sürüklenen çocuk vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nin 223/8 maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 14.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.