Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/12744 E. 2020/16836 K. 19.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12744
KARAR NO : 2020/16836
KARAR TARİHİ : 19.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, düşme

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında, … ve …’e karşı “Hakaret” suçundan verilen “Düşme” kararına yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanık …’in temyiz talebinin, hükmün gerekçesine yönelik olmadığı gibi hükmü temyiz etmede hukuki yararının da bulunmadığı anlaşıldığından, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince sanık …’in temyiz talebinin REDDİNE,
2) Sanık … hakkında “Tehdit” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Oluş, iddia ve dosya kapsamına göre, sanığın, kardeşleri … ve … ile aralarındaki anlaşmazlığı çözmek üzere tanık olan babaları tarafından bir araya getirildiklerinde, … ve … tarafından kendisine yöneltilmiş, haksız tahrik teşkil edebilecek herhangi bir söz ya da eylem bulunmaksızın elindeki bıçak ile “sizi öldürürüm.” diyerek tehdit suçunu işlediği anlaşılmakla, sanık lehine TCK’nin 29. maddesi gereği, dosya kapsamına aykırı şekilde ve mağdurların hangi eylemlerinin ne şekilde haksız tahrik teşkil ettiğine dair kabul de denetime imkan verecek şekilde tutanaklara yansıtılmadan, (½) oranında indirim uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini,
b) 5237 sayılı TCK’nin 51. maddesi uyarınca cezası ertelenen sanık hakkında, TCK’nin 51/7. maddesi gereği, “denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi
halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine” ve TCK’nin 51/8. maddesi uyarınca, “denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği takdirde cezanın infaz edilmiş sayılacağına” ilişkin karar verilmemesi,
c) Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile bazı hükümlerinin iptal edilmiş olduğu hususu da nazara alınarak, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetinin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının dikkate alınmasına,
3) Sanık … hakkında …’e karşı “Kasten Yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde olmayan diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Oluş, iddia ve dosya kapsamına göre, … ile …’in sanık …’den sigara istemeleri ve Muammer’in de vermemesi üzerine çıkan tartışmada, … ve Muammer arasında karşılıklı kavga şeklinde gerçekleşen, mağdur …’ın darp-cebir izi oluşmayacak şekilde yaralandığı, sanığın da kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralandığı olayda, mağdur sanık … lehine (2/3) oranında haksız tahrik indirimi uygulandığı da gözetilerek, tarafların anne ve babası olan görgü tanıklarının ayrıntılı beyanlarının tespiti ile olayın başlangıç ve gelişim süreci üzerinde durularak öncelikle ilk haksız hareketin kimden geldiğinin belirlenmesi yoluna gidilmesi, bunun mümkün olmaması durumunda ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli, 2002/4-238 Esas ve 367 Karar sayılı kararı ile bu kararla uyumlu Dairemizin yerleşmiş ve süreklilik gösteren uygulamalarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği hallerde, şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilmesiyle 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda (¼) uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) 5237 sayılı TCK’nin 51. maddesi uyarınca cezası ertelenen sanık hakkında, TCK’nin 51/7. maddesi gereği, “denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine” ve TCK’nin 51/8. maddesi uyarınca, “denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği takdirde cezanın infaz edilmiş sayılacağına” ilişkin karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
4) Sanık … hakkında …’e karşı “Kasten Yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Sanık …’ın eylemi neticesinde Muammer’de meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, Gaziosmanpaşa Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesince tanzim olunan 23.02.2015 tarihli raporda, “Nazal uç kısımda çatlak, sol ramus mandibula hizasında fraktür, tarafımızca şahsın yapılan muayenesinde burnun sağa deviye olduğu görüldü, kati rapor için tüm tedavi evraklarının gönderilmesi gerektiği,” aynı Kurum tarafından tanzim olunan 14.05.2015 tarihli raporda ise “nazal fraktür, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, hayat fonksiyorlarına etkisi hafif (1) derecedir, sabit iz yönünden şahsın gönderilmesi gerektiği.” şeklinde açıklamalara yer verilmesi karşısında mağdur …’in, tüm tedavi evrakları, film ve grafileri ile geçici ve kesin raporları ile birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğüne sevki sağlanarak, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirtilen tüm kriterleri kapsayan nihai rapor temini ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yetersiz rapora istinaden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Oluş, iddia ve dosya kapsamına göre, … ile …’in sanık …’den sigara istemeleri ve Muammer’in de vermemesi üzerine çıkan tartışmada, … ve Muammer arasında karşılıklı kavga şeklinde gerçekleşen, …’ın darp-cebir izi oluşmayacak şekilde yaralandığı, Muammer’in ise kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralandığı olayda, tarafların anne ve babası olan görgü tanıklarının ayrıntılı beyanlarının tespiti ile olayın başlangıç ve gelişim süreci üzerinde durularak öncelikle ilk haksız hareketin kimden geldiğinin belirlenmesi yoluna gidilmesi, bunun mümkün olmaması durumunda ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli, 2002/4-238 Esas ve 367 Karar sayılı kararı ile bu kararla uyumlu Dairemizin yerleşmiş ve süreklilik gösteren uygulamalarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği hallerde, şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilmesiyle 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda (¼) uygulanması gerekirken, yazılı şekilde (2/3) oranında indirim uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
c) 5237 sayılı TCK’nin 51. maddesi uyarınca cezası ertelenen sanık hakkında, TCK’nin 51/7. maddesi gereği, “denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine” ve

TCK’nin 51/8. maddesi uyarınca, “denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği takdirde cezanın infaz edilmiş sayılacağına” ilişkin karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 19/11/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.